08 11 2009

RUTUBET

Bu gün hava güzeldi arıları rutubetten korumak için naylon altına gazete koymak mantıklı geldi geçen kış kovanların içinde rutubet vardı bende kendimce çözümü böyle düşündüm gazetenin rutubeti çekeceğini düşünüyorum hemde kovan ısısını dengeler soğuktan olan nemi üzerine alır çok ıslanırsa iyi havada değiştiririm gazetenin maliyeti de ucuz artıyı eksiyi hep beraber görecez .

Gazeteler tam geldi önden azbirşey katladım güzel oldu.
Kış boyunca bol bol gazete okusunlar canları sıkılmasın benim gibi arıcıyı zor bulurlar hizmette sınır yok mal canın yongası derler benimde yongam onlar tüm arıcıların arılarının kışı İNŞALLAH kayıpsız geçirmesini dilerim .
Çok hareketlilik vardı tek tuk polende geliyordu fakir yazını iyi değerlendirsinler kar kapıda üç ay sıkın dişinizi geçen yıl 34 ün dışında fire yoktu bu yıl da olmaz İNŞALLAH .

03 11 2009

TESADÜF

Tesadüfün böylesi iş yerinde bahçede dolaşırken arıcı olunca istemeden gözler her türlü arılara takılıyor sarıca arılar dikkatimi çekti yanlarına yaklaştım beni umursamadılar bile dikkatlice incelemeye başladım bende cep telefonunu hemen çıkarıp iki poz çektim jarzım gitti iki pozda kaldım benim bildiğim dişi arilar büyük olur ama burda tam tersi iş bitsin öldürürüm diyordum ki anlıyamadan dişi uçuverdi erkekte kaçtı anlıyacağınız yaza yeni bir sarıca arı kolonisi oldu galiba demek ki arı cinslerinin hepsi havada çiftleşmiyor bunu ben yeni öğrendim tesadüf.

31 10 2009

YENİ ÇITALAR

Elimdeki beşlikleri değerlendirmek için ikiye bölmeyi düşündüm böylece yeni sandık yapmaktan kurtuldum elimde 30 adet beşlik var baharda onları doldurmak ana sandıkların mevcudunu etkiliyor idi kısacası meşakatli oluyor idi beşlik bir sandığı ikiye aynı hacimde iki koloni çalıştırmak daha mantıklı geldi çıtaların basit bir sac parçası ile ekledim böylece ister tek kovan ister iki kovan çıtanın sağa ve sola katlanır olması polen ve bal blokesini yön değiştirerek arıları çalıştırmak avantaj sağlar diye düşünüyorum açıldığında ise ana kovanlara verilip arılı destekte yapmak mümkün istendiğinde normal beşlik kovana da dönen kısaca çok yönlü kullanılır diye düşünüyorum bir tane numune yaptım yakında elimdeki beşliklerin hepsini aynı model olacak çiftleştirme kutularından çok avantajlı anaya geniş yumurtlama alanı var kovan terkleri böylece önlenmiş olur aşırı güçlendimi bir çıta arılı alıp başka kovana verilip kovan zayıflatılıp öbür kutuları da güçlendirmiş olur başka bloglarda katlanır çıta görüştüm onlarda güzel ama sac kulakların yapımını herkez yapamaz perçinli olduğu için tek yöne döner küçük sandıkta sağa sola dönmez katlandığında iki tarafı farklı kulak yapısına sahip bu sistemde her iki tarafı istediğin sandığa istediğin şekilde kullanmak mümkün istendiğinde arılar üzerinde iken iki vidasını çok basit şekilde sökülebilir ve takılabilir gerekli olan malzeme 62*25*1,5 sac ikide vida . Not benim sandık ve çıtalarım standart ölçülerde.




Sandığın taban tahtasını çıkarıp yan duvarları gönye ile çizip işaretledikten sonra spiral ile kanal açıyorum tabana dışarda kanal açıp musluk tünek girişleri sağa ve sola eşit olacak şekilde tekrar yerine çakıyorum içine bölme tahtasını hazırlayıp salıyorum işlem tamam.


Bölünmüş hali toplam 10 çıta bir gözü normal 2,5 çıtaya tekabul ediyor bir sandıkta iki koloni iki ana.
Basit bölme parçası ile bölme işlemi kolay.


Çıtanın altındaki kovan yapım aşamasında 20 çıtalı o da ortadan bölmeli iki taraftan çalıştırmalı adına ne derseniz deyin işte detaylı resimleri daha sonra yayınlanacak.
İçten görünüş .
Sandığın bölünmüş hali katlanır çıta.
Sandığın önü veya arkası.
Diğer tarafı.
Çıtaların yüksekliği normal çıta ile aynı çıtanın iç ölçüleri 182*220mm normal çıtalarım iç ölçüleri 220*420mm dir
Normal beşlik oluşu.

OĞULLAR

Bu yıl yedi tane oğul geldi senden değilmi diye düşünürseniz değil benim anaların hepsi gençti bide konrol devamlı var idi bir akşam üstü arılığı dolaşayım dedim o ne üç adet ayrı noktalarda oğul o anda hüzün kapladı içimi arılar oğula kalktı dedim üçünüde sandıklara aldım yapacak bi şey yok sabah ilk iş tüm kovanları kontrol etmek oldu benden olmadıklarını anladım sevindim mısafire kapılarım her zaman açık buyursunlar.

Bukadar zor olan bir yere konulurmu arkadaş uğraştırma beni çok yordu beni sıcakta.
Yabancı bir sitede gördüm paylaşmak istedim imkanı olanlar yapabilir bence güzel düşünülmüş .

Ev yapımı uğraşmaya değermi yorum sizin.

30 10 2009

DEVAM

Gezginci bir arıcı arkadaşta gördüğüm örtü tahtası şurupluk ve nakillerde ve sıcaklarda kullanmak için hazırlanmış örtü tahtası hoşuma gitti bende arılarıma yaptım bence mantıklı ben arılarıma naylon kullanıyordum serin havalarda kovan içinde su oluşuyordu sebebi hava serin kovan içi sıcak dışarıdaki serinlik kovan içinde suya dönüşmesi su yukarıdaki naylona çarpıp tekrar aşağıya inmesi sonrada kovan içi ıslak oluyor ben buna bağladım gerçi 34 harici kovanım ölmedi bu yıl gelecek seneyi ALLAH bilir şimdiki düşüncem yaptığım örtü tahtaların üzerine gazete veya bez koyup üzerine tekrar naylon koyup kapatmak gazete ve bez kovan içindeki rutubeti alması için.


Arılarımı iki parsel yukarıya taşıdım aşağıya araba inmiyor idi benide çok yoruyodu getit götürlerde şimdi araba yanlarınakadar iniyor bence arılar nerde olursa olsun yanlarına araçla gidilmesi gerekir birkaç arı için fark etmez ama çok olunca sorun olur insan gücüne dayanır sonra yorgunluk.

Acı kavundan arı polen topluyor.
Bir balık koydum et oburlar toplanmaya başladı .
Bu yıl arıların incire gittiğini yeni gördüm önceki yıllarda hiç rastlamadım incir aynı incir kuraklıktan herhalde.

Küçük çıtaları ana kovana verme zamanı geldi.
Suni dölleme karniol ana arının f1 kızımız şu an süper durumda sebep olanlardan ALLAH razı olsun arılarımın yüde doksanı f1 f2 f3 karniol yaptım seneye tamamen karniol olacak kısmetse.
İki bölmeli çiftleştirme kutusu kendi yaptığım memnun değilim alan dar .
Çıtalar küçük anaya yumurtlama alanı çok az ben az arı silkelemiştim iki çerçeveye bal birçerçeveye polen elde var bir çıta seneye mecbur kalmassam arı koymıyacam.
Kendi yaptığım plastik ana memeleri.
Komşu arıcıya transfer yapmıştım karniol f3 ler o da memnun seneye tamamı karniol nasılsa trakyanın yüzde 80 85 i karniolmuş hoca öyle söylemiş bizdede tamamı karniol oldu sayılır.


Kargolu çıta olmadı kocamaaaaan sandıkla arılı çıta geldi tabi hemen icabına baktık nede olsa suni dölleme ana yumurtaları gelsin f1 ler sandığın büyüklüğü benim ana sandığın içinde kayboldu nerdeyse dört tane sandık içine alacak ali abi sana bir sandıkla arı gönderdim dedi gelene bakın yinede kendisine teşekkür ederim çok kahrımı çekti ALLAHrazı olsun.
Bu yıl kargo taşımalı yumurtalı çıta denedik olmadı yumurtalar baştan iyi görünüyordu arıların altına verdim yarın baktığımda ise yumurtaların kuruduğunu gördüm taşımalı olmayacak anlaşılan arılı garanti.
Kargodan gelen paket gebzeden.

KALDIĞIM YERDEN DEVAM

Kazıdığım propolisleri kovanlara taşıyorlar atmıyorum sandıkların üzerindeki taşlara koyuyorum oradan taşıyorlar.

Kovanlarım genel olarak iyi gözüküyor kuraktan dolayı biraz etkilendiler ama bunada şükür.
Genç ana karniol f2 yumurta atışından belli genç olduğu yürü beee.




Buyıl yeni yaptığım sır alma tezgağı tamamen paslanmaz birtek sırların süzülmesi için sinek teli kaldı onuda seneye bıraktım kusur olsun.
Ata sözünde dendiği gibi bakarsan bağ bakmasan dağ burda dalak olmuş.
Mahalleden arıcı emin abi dört kovanı benim arıların yanına getirmişti birisinden bir kovan arı almış adam çok güzel bakmış belli.
Uzun aradan sonra tekrar kaldığım yerden devam kaniol 34 ü benim hatamdan dolayı kaybettim sakınan göze çöp kaçarmış derler benim kide o misal oldu kısmet değilmiş şimdi elimde aynı ayar karniol f1 ler var demekki ALLAH bir kapıyı kapattımı başka kapıyı açarmış vesile olan herkese teşekkürler ALLAH ne muradları varsa versin bu yıl bal verimi düşük oldu ayçiçeği çok az nektar salgıladı ayçiçeğinden önce arıları ormana götürmüştüm ormandan gelen balı aldım ayçiçeği çok az bal yaptı sadece bende değil burdaki herkes aynı gelişi kontrol etmek için resimdede görüldüğü kovanın altına kantar koydum ordan takip ettim her bakışta moral sıfır ama şunu anladım arılıkta bir kovanın altında kantar olması lazım kovanları takip etmesi kolay oluyor bu arada arılar ormanda iken ilk başta bal gelmiyordu arılar geri gitmeye başlamıştı ığlamurlar açık ama bal yok beslemem gerek ama veremem bal sezonundayız vermedimde bal akışı başlarsa şekeri bala karıştırırsalar diye korktum ve tabi şurup verenler oldu gördümde hatta bana ver dediler vermedim ben çocuklarıma yedirdiğim vede sattığım için vermedim bulsunlar arı olmuşlar değilmi yirmi gün sonra ayçiçekler açtığı için arıları kaldırmaya karar verdim iyi ama hava karardı arılar süper çalışıyor arılar bizi ayçiçeğine götürme diyor olurmu burası dere ben okyanusa götüreyim dedim her tarafı sapsarı çok bal gelicek ya keşke derede kalsa idim ama bilemezdim hiç böyle olmamıştı ayçiçeği açtımı arılar süper çalışırdı kısmet değilmiş elden bir şey gelmiyor ayçiçek resim lerim vardı bilgisayar format yedi hepsi gitti formatı atan arkadaş bir şey olmaz dedi D ye atmıştım hepsi gitti kalan resimler cep telofonunda kalmış onlar.

08 11 2008

geçen haftadan kalanlar

İki kasım kontrolünde 34 ün petekler ürerinde gezindiğini görünce sevindim25 gündür bakmamıştım çıtayı çıkarırken sıkıştırırım diye korktum topu topu bir tane 2009 için planlarım var zırt pırt karıştırmaya gelmez şeytanın işi yok gerçi kısmet se yaşar kısmet değilse ne yapsam nafile gerçi sakınan göze çöp kaçarmış İNŞALLAH bizim kine kaçmaz ne diyeyim.
ALLAH sonunu hayır etsin böyle yavru devam ederse iş sakat İNŞALLAH sadece bende değil tüm arıcılarda yavru çürüğü olmaz.
Komşuma da kızlarından 3 tane çıkartmıştık onlarda aynı havalardan haberleri yok .
Arılarımın bal bal stoğu güzel bir kaç tanede az var onlarada takviye ile tamamlıyacam gerisini ALLAH bilir.
40 mm çapındaki varova yoğunluğu epey fazla geldi sanki varova üretmişim ilaçlamalar da bitti.
Şaşırmış ne diyeyim.
Bahara da çok var galiba mevsimleri karıştırdı takip edicem baharda da çiçek açıcakmı yedi verenmi ne.
Polen gelişi fena değil.
Zamanın çiçekleri olsa gerek.
Bunlar ilkbaharda da çıkıyor.
Stoklayın canlarım kendinizi fazla yormadan bana lazımsınız.

05 10 2008

BAYRAMDA DA ARI

Aynı analarının renginde ilk kızlarımızdan yavaşla kızım önümüz kış ilerde belki aklı başına gelir.
Karniol kendini orta yazda sanıyor yumurtaya devam bana çok tuhaf geliyor belkide dağa önce elimde karniol olmadığı için kıyaslama imkanım olmadığından çok aşırı yumurta isteği var sadece bu kovan olsa tamam elimdeki bütün karniollar aynı eminim ki iklimi sıcak geçen yörelerde bu analar kovanları çoşturur normal sıcaklık ve yiyeceği oldumu yumurtaya devam ilkbahar gelse de anaları üretsem hepsini karniol kırması yapıcam almanyada oluyor bizde neden olmasın iklim olarak pek fark yok bence en kötüsü bile bizim ne olduğunu bilmediğimiz analardan kat kat iyidir.
Çoşmuş gelişmesi çok güzel.
Koca yemiş merak eder dururdum yemek te nasip oldu bizim ormanlarda da varmış.
Arıcı kadir bayram için köye gitmiştik bayram da olsa arılar akıldan çıkmıyor ki hoş beş ten sonra kahvede oturuyorduk hadi arılara gidelim dedim onun da hazır tarafı imiş hemen motorize ekip kuruldu arılığa gelindi köyden uzaklığı 10 dakika 2 kovan açtım zayıflardan bal çekmeye başlamışlar kuvvetli arıları olan eminim ki iler de bal sağımı yapar arıların çalışması görülmeye değer her taraftan arı geliyor gerçi kafalarını uzatsalar pürene çarpacaklar İŞALLAH bereketli geçer arıcıların yüzü güler.
Tepeye hakim bi yerden bakınca görüntü çok hoş deniz gözüküyor arılar gözüküyor pürenler çok olunca insan o kadar çiçeğin içinde bir hoş oluyor arılarımı getirmek aklımdan geçti ama birde o külfet aklıma gelince vaz geçtim ben arılarımı görmeden duramam o kadar uzağa git gel zor yağmurlar yağdı burdada mevsim çiçekleri açmaya başladı arılar polen çekmeye başlamış yiyecekleride var her gün seyretmedende olmaz kahvede oturacağına arıların yanın da oyalanıyorum belki elerki yıllarda götürürüm kısmet diyelim.
Beyaz olanlar arı sandıkları.
Zorda olsa fotoladım poz vermek istemedi ricala poz verdi.
Bu yıl püren verimli geçecek galiba.
Arıları olan şanslı.
Her tarafı püren.
Arıların sevdiği sarmaşık her çeşit arı mevcut bal özü ve polen alıyorlar.

20 09 2008

GEÇMİŞTE KALANLAR

Son halleri katları aldım sıkışsınlar güzel yavruya girsinler önümüz kış.
Ballar alındıktan sonra yalatıldı.
Sır alma yapayım dedim tamamı paslanmaz ikinci tarafını seneye kadar yaparım birde tavası var seneye çok var bu haliyle bile çok işimi yaptı.
Görünüşü güzel gözüküyor benim yerli dediklerimden.
Budama yaparken elimde çıktı.
O ağaçtan o ağaca neresine koyar anlamadım ki onun yediğini ben yesem fil gibi olurum.
Bakma bakma götür işte bahçeye sokarken dikkat edin gözü hep ağaçlarda.
Pınarhisar a doktora gitmiştim aliosman abiye uğrayayım dedim muhabbet ederken yaparmıyız yaparız dedim tahlilleri beklerken mumlar hazırlandı transfer çubuğu hazırlandı transfer yapıldı insan yapı cam desin yeterki 11 tane ana var şu anda elinde çok güzel diyor.
Birde traşlı deneyim dedim gözleri az gören için süper bende çubukla yaptığım için işime geldi doğrusu rahat oldu .
Eminim Pınarhisarlılar bir şeyler öğrenmiştir emde uygulamalı dağa naspın.
Bakanımın transfer nasıl olur diye gösteriyor.
Bal sezonunun sonuna yaklaşıyorduk petek bitti almayayım dedim boş çıta koymaya başlamıştım dalakları asmaya başlamışlar.
Gözden kaçarsa böyle olur takip lazım takip.
Karşıda görünen ayçiçeği tarlaları kuş bakışı bir Kilometre arıların büyük bölümü oraya çalışıyor elimde geçen sene gelen karniol melezi ana vardı 12 çıta bal aldım dağada vardı ona bıraktım mevcut iyi gelişmişti alman dan üretilen kızlar eminim ki dağa fazla iş yapar.
Ana normal çıkışını yapmış bu iş için beşlik sandıklar çok güzel.

Kendi yaptığım yerli janter.
Bu kadar ana memesi olur mu buda bu da bitmiyor.
Bal zamanı yapılırmı bu çok canım sıkıldı ama yapacak bi şey yok ana yaşlı idi sonuç bu genç analı olan sandıkların hiç birisi oğula kalkmadı kayıtlara baktım oğul verenin anası yaşlı idi bundan sonra bir yıldan yaşlı anaları kesin değiştirmek.
Sandığa bakım yaparken yandaki sandık niyeti bozdu.
Bıktım artık yılanlardan fotoyu çekmeden önce ağacın üstünde bitanede büyük bozirik vardı süzülerek gitti ona bakarken bende gidicektim nerdeyse birde baktım sağ tarafımda bu hiç te kaçmıyor bir metre aramız var yok onu da üstüne görünce kalp atışlarım hızlandı resmen benden kaçmıyor terlemeye başladım o bana ben ona bakarken aklıma yanda duran sopa geldi aldım hiç oralı değil bi çektim sonuç bu.
Şu anda elimde üç tane karniol kızlarından var komşuma da vermiştim onda kaç tane kaldığını bilmiyorum bende kiler çok hızlı gelişiyor yiyecekleri devamlı yanlarında bunlarda anası gibi yumurta atışları çok süper ilkbaharda hedefim bendeki anaların hepsini değiştirmek tabi yerlilerin.
Ali ağabeydeki kızdan transfer ettik değişik anadan olsun dedik dört taneden bir tane eşleşti vakit çok geçmişti ne kadar tutarsa dedik birtane kaldı bereket versin.
Çok yumurta atıyor bendeki analar ile kıyaslamak mümkün değil kışı da çıksın bakalım.

Muhteşem abinin hediye ettiği 36 nolu ana bişekilde kabul görmedi bir tek arı işini bitirdi o anda sandığa bir tekme vurmak geldi içimden çok moralim bozulmuştu kendi kendime dedim öfke ile kalkan zararla oturur vurda seninde işini bitirsinler bende o sandığın arılarını başka sandıklara dağıttım kısmet değilmiş çok üzüldüm ama yapacak bişey yok yinede muhteşem abiye ve ali abiye çok teşekkür ederim bu arada telefonla görüştük ali abiyle kafana takma dedi sana 34 ü veririm hemde çıtaları ile beraber hazır yumurta atıyor dedi çok sevindim ama ben hakkımı kaybettim dedim baştan istemedim ısrar edince kabul ettim sendede olsun dedi trakyaya gelirken getiririm dedi herkes yapmaz bunu hazır anayı vermek istemez iyi niyetli olduğunu biliyodum dağada emin oldum benim için ender bulunan dostlardan muhteşem abiye ali abiye ne kadar teşekkür etsem az gelir bu arada anaları türkiyeye gelmesine emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

08 06 2008

YAVRU DURUMLARI İYİ

Çıta dediğin böyle olmalı ki bal alalım yürüyün be aslanlarım ne kaldı bala.
Takip edlmezse kafalarına göre petek örerler kılavuz petek istiyoruz diyorlar gören kim.

ŞİMDİLİK FENA DEĞİL

Şampiyon belli bal görseler çekecekler bakalım kısmet yandaki de kat istiyor biraz daha sıkışsın diye bekliyorum oğula niyeti bozmazsa tabi birkaç gündür havalar serin yağmurlu gitti.
Sıcak oldumu böyle bunalıyorlar
Sandıkların genel durumu fena değil.

TRAKYA GÜZELLERİ

20 tane ana ürettim 15 ini komşuma ibrahim abiye bıraktım 5 i bende genç olduklarından yumurtaları bırakırken bir gözde beş tane yumurta gördüğüm oldu kalite oldukları belli üretim aşamasında karşılaştığım sorunlar epey moralimi bozsada değdiğini düşünüyorum keyfim yerine geldi sorunları sıralamak gerekirse üretilecek ana sayısı kadar arılı çıta anaları verilecek sandıklar içinde hazır bulunması gerekir aynı gün hem ana memesi hem arı silkelemesi olmuyor ana verilecek sandıklarda arıların çalışması gerekli veya serin karanlık ortamda bekletilmesi gerekli benim şimdi yaptığım bir çıta arılı yavrulu çıtayı kapalı gözlü terci ediyorum arılar çabuk çıkıp gen arılar oluşmasını istiyorum aynı gün transfer yapıyorum anaları verecem bir gün önce verdiğim çıtaları kontrol edeyorum ana memesi var ise bozuyorum yarın da kendi yaptığım ana memelerini veriyorum burada yapılması gereken ilk olarak temeli oluşturmak ana yumurta atıp gözler kapandığı zaman istediğin arıya ver çarkı döndürmek istersen üretime devam et mühim olan ilk üretim gerisi gelir havaların da çok önemi var bence ben ürettiğim zaman havalar çok güzel gidiyordu anaları verecem yağmur başladı analar çıkmak üzere bir gün geciktirsemçıkıcaklar yağmur altında anaları verdim sorun bitmedi havaların kötü gitmesinden analar çiftleşmeye geç çıktılar tabi bu arada moral sıfır havalar daha kötüleşti soğuk olmaya başladı yumurta atıpta sonra yavru çürüğü korkusu ALLAHA şükür sorunlar bitti temel hazır elimde beş tane ana hazır üretime devam baldan sonra yaşlıların hepsini değiştiricem kışa genç ana ile girsinler şu andeğiştirmek istemiyorum arılarımın yüzde doksanbeşi katta balada az kaldı düzenlerini bozmak istemiyorum.
Çok hareketli ricala fotoladım sanki yüz görümlüğü ister .

27 04 2008

çıta yapımına devam

Çıta üretimine başladım çok çıta lazım çok oğul koşturmakta çıtaları unuttum kuluçkalıkta iken iyi idi kat koyu cam bir baktım kenarda birkaç tane yedek kalmış hemen çıta üretimine geçtim şimdilik idare eder biraz yaptım kendimi sıkıştırmadan yapmaya devam ede cem çıtaları yaparken deniz tutkalı kullanıyorum daha sağlam oluyor çivi artı tutkal vaktim olduğu için özen gösteriyorum gönyelerine bile bakıyorum kralını yapmaya çalışıyorum kendim için satılık değil satsam kesin zarar ederin ben bir çıta yapana kadar marangoz kim bilir kaç tane yapar ağır olsun temiz olsun.

trakya güzelleri

Herkesin güzeli var bizimde Trakya güzelimiz var güzelimizden geçen hafta transfer yapmıştım sorunlara rağmen 36 tane tutturmayı başardım sepetlerle uğraşıp oğul alıcam diye koşturacana al sana seçme oğul emde ne kadar istersen yakında beşliklere gidecekler hayatlarına orda devam edecekler bakalım hayırlısı artık.
Janterim yok evde yaptığım yüksükler jantere benzemese de idare eder sonraki üretimde kendi yaptığım plastikten ana yüksükler de üretime devam ede cem anlaşılan bu sene ana bol.

23 04 2008

alışsınlar

Bende çekileyim o kadar yüksek yere konulurmu sandığa girseydinizya beni şimdi uğraştıracaksınız bekleseydiniz ben size yer gösterecektim.
Melisa veya limon yağına biraz su katıp arıların yanında birkaç yere sıkıyorum oğulları sıktığım yerlerde buldum bakalım dördüncü yü nerde bulucam.
Ağaç yaşken eğilirmiş oğlun önünde fotolamıştım yavaş yavaş alışsınlar şimdiye kadar hiç arı sokmadı soktumu ne olacağını bende bilmiyorum arıların yanına esmezler galiba .

ikinci oğul

Anaç sepet yeni yerinde boş gibi bu gün baktım bir tane anayı dışarıya atmışlar bir kaç gün sulu şerbetle besliyorum tarlacı kalmadı ben su ihtiyaçlarını karşılıyorum ana döllensin yakında o da bozulacak sandıkta arı oh ne rahat yan gel yat.
Sandığı oğul veren sepetin yerine sepeti beş altı metre başka yere oğul işi bitti sepetten çıkan tarlacılar oğlun içine sepet birkaç gün ölü gibi durur sonra işe devam bu arada oğuldan da vaz geçer ana memelerini temizlerler benim uyguladığım yöntem bu iki tane oğul alırım başka almam ikiden fazlası kendinide bitirir daha önce bozduğum sepetle yan yana soldaki de verse değmeyin keyfime ana bağırıp duruyor geliyorum diye bakalım kısmet.
Yeni sandıklar bitti eskilere devam yeterki gelişsinler çare düşünücem.

İkinci oğullar çıkmaya başladı Pazar günü çıkmıştı internette sorunlar var diye ancak yazabildim bağlantı kesilip geliyor bende anlayamadım idare ediyorum bekle bekle çıkmazlar azcık yanlarından ayrıldım mı çıkıyorlar üç oğul da hazır buldum demek ki benim kısmetimmiş yoksa hoşça kal derlerdi bir tane kaldı oda çıksın rahatlaya cam yirmiiki veya yirmiyedi gün geçsin onlarda sandıklara girecek hiç kapalı yavru kalmasın anada döllenmiş olsun yeni yerinde hayatına devam etsin bundan sonra sepetlerle uğraşmam emekliler uğraşsın benden pes uğraşamam artık ne bu be çıktımı acaba katçımı acaba kafam hep orda geliştir sandıklarını hazırla analarını kaç tane oğul istiyorsan al verdiğin anayı da biliyorsun zamanı sen tayin ediyorsun bundan güzel ne var .

22 04 2008

ikinci sepetin oğulu

Sabah bekledim çıkmadı kahvaltıya gittim geldim çıkmış.

Çabuk olun sallanmayın ALLAHTAN alçak yere konmuş.

İş tamam yeni yeriniz hayırlı olsun .

13 04 2008

sepet bana gelmez

Aktarma işlemi başladı koyun sürüsü gibi gidiyorlar eğer bu işlemi yapmasam komşum kendi sandıklarına aktarma işlemi yapacak bilindiği gibi arının yuları yok gündüz ben işte oğullar nereye gideceği belli değil gerçi arılıktan kaçma şansları yok gibi görünse de tedbiri elden bırakmamak lazım sepet işi emekli işi oğul zamanı devamlı başlarında bulunmak gerek anaları kendim üreticeme göre kovan sayısı benim elimde doğal oğul değilde suni oğul alırım acaba çıktımı katçımı gibi düşüncelerim de olmaz kafama da takmamış olurum sepet bana gelmez.
Hazırlıklar tamamlandı.


İki sepetimi arıları aktarıp bozdum işe yaramayanları bıraktım arılar yalasın diye sonrada saf muma dönecek geri dönüşüm olunca iyide oluyor hani.

10 04 2008

oğul günü


İnternetim geldi hele şükür.Arılara şurup vermeye gittim oğul alırken epey vakit geçmişti arılığa girdim oğul karşımda duruyor buda nerden geldi dedim hemen beşliği hazırladım yeni yeriniz hayırlı olsun dedim ezan okuyordu ben oğlun toplanmasını bekliyordum hiç beklemediğim zamanda oğul çıktı benden olduğu da kesin değil sepetleri kontrol ettiğim zaman belli olacak çok özlemişim oğul almayı bir günde iki oğul aldım günün yorgunluğu gitti sanki tamda sepetleri bozmayı düşünüyordum bu hafta oğul bekleyemem bide petekler eski çıkan arılar bakıyorum küçük sepetçiliği de bırakıyorum sandığa benzemiyor bakımları zor sandıktaki peteği görüyorsun beğenmediğini değiştiriyorsun sepetinkine hiçbir şekilde müdahale yok alttan budama yaparsın o kadar sandığa kat koyma al sana oğul gibi oğul.

Acele etmeyin sabaha daha var nasılsa hava kararmak üzere.


Kardeşim bu kadar zor yere konulurmu.




Benim gibi arı sevdalısı bir kardeşin iki sepet arısı var abi ben oğul almak istiyorum dedi dedim kolay sen besle kıştan beri görmemiştim arıları bu gün görelim dedim senin arıları besledinmi beslemedinmi abi besledim dedi görecez dedim sepetleri inceledim ana memeleri gördüm birtanesi çıkmak üzere eli kulağında dedim takip et ikinci sepet kıvamda değildi bahçede dolaşırken ne göreyim direğe sarılmış sessisce duruyor ona gösterdim şeker bulmuş çocuklar gibi sevindi demekki beslemiş oğul istiyordu al sana oğul .



özlediğim görüntüler

Beşliklerden onluklara geçirdim çok sıkışanlar olmuş biraz dağa geç kalsam ana memesi budamaya bıkardım galiba iyi hava buldum hepsini onluklara geçirdim ne olur ne olmaz ne demişler korkulu rüya görmektense uyanık yat .
Havaların serin gitmesinden sonra ani sıcak gelince arılar kendilerini dışarı attılar oğul çıkar gibi yavru uçurdular onlarda sevindi bende eeee asker lazım asker.


11 03 2008

HOŞ GELDİN BAHAR

Çeke çeke ip bitti sonunda bahara ulaştık hoş geldin bahar özlemişim çiçekleri arıların polenle gelişlerini arıları seyrederken kuş seslerini arı kuşlarını değil yanlış anlaşılmasın her mevsimin güzelliği var ama benim için baharın güzelliği başka.
Komşum gündüz konduyu hazırlamış mısafirlerin çok olursa çekinmeden gönder yerimiz var dedi haberi yok benim tokilerden bende ayıp olmasın diye ses çıkarmadım bana gelen mısafirleri hiç komşuma gönderirmiyim yer çoooook.

BAHARIN GELDİĞİNE SEVİNDİM DE

Baharın geldiğine eminim artık Pazar günü arılığın yanında çiçeklere bakayım dedim o ne siz eksiktiniz dedim içimden dayanamadım fotolayım dedim bol bol fotoladım baharın geldiğine çok sevindim ama onların geldiğine hiç sevinemedim anlaşılan bu yaz da beraberiz.
Dedim okadar poz verme dinlemedi sen çek çek dedi bende bi çektim sonuç bu bayıldı galiba.


28 02 2008

ÇOK ŞÜKÜR FİRE YOK

video

AZ KALDI

Az kaldı oniki sandığım aksilik çıkmazsa yakında biter boya dış cephe boyası.

27 02 2008

SON DURUM BU

video

20 02 2008

DOLAŞMAKTA FAYDA VAR

Arılığı dolaşmakta fayda var kar ve fırtına boş sandıkları devirmiş arılı sandığa çarpmış ALLAHTAN bir şey olmamış arısız sandıklarda petekler vardı birkaç tanesi kırılmış bunada ŞÜKÜR fazla zarar yok bir sene 12 arılı sandığımın kapakları açılmış arıların üstüne kar yağmış arılarda sizlere ömür tedbir almak lazım kontrol etmekte fayda var herhangi bir hayvan da devire bilir veya kastı zarar verebilirler kontrolde fayda var bence mal canın yongası derler en önemlisi onlarda bir canlı.

LASTİK KİLİTLEME

Japon pazarı dedikleri dükkanda gezerken dikkatimi çekti bir paket alayım dedim pakette iki tane var sandıklara denedim beşliklere tam geldi hoşuma da gitti tekrar gittim sekiz paket vardı hepsini aldım bunlar yetmez dedim daha getirin paketi bir ytl ucuz da geldi aklımdan da geçiyordu hazırı varmış işime de geldi gelirse daha alacam uğraşmaya değmez.

19 02 2008

HAVALANDIRMA

Duruma göre havalandırma da lazım ister aç ister kapat bu resimleri unutmuşum bazıları aklından geçirmiştir 40 mm lik delik ne işe yarar haklılarda önceki resimlerde delikler boştu son halleri böyle ben böyle kullanmayı düşünüyorum.



14 02 2008

KIŞ KONTROLÜ

Zarar varmı diye kontrole geldim 2005 te 12 sandığımın kapağı fırtınadan açılmış içlerine kar dolmuş arılar tabii sizlere ömür sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş bende şimdi ağır cisimler koyuyorum.
Çok şükür zarar yok.

13 02 2008

BEŞLİKLER TAMAM

Tabanlar yerlerine çakıldı.
Hava delikleri bitmek üzere.



İşlem tamam.
Delik 40 mm çapında.


Sandık bahçesi toplam 31 adet 1 tanesinin az işlemi var yakında oda hizmete giricek.
Sandıklar tamamlandı 10 tanesinin kapağı bitti 10 gün önce bitmişti şimdi yayınlama fırsatım oldu kar geliyor dediler hava bozmadan üç arıyı aktardım kalanını da yarın aktarırım dedim hava bozdu daha hala bozuk yine kar geliyormuş kısmet değilmiş havalar iyileşir gibi olsun hemen hepsini aktarı cam zaten arılar üç dört çıta sıkıştırmış olurum beşlik sandıklar bu iş için süper ben çok amaçlı düşünüyorum kışlatma yedek ana doğal oğul koyma veya kapan olarak bence her arılıkta olması gerekir çok amaçlı kullanılır.

28 01 2008

PINARHİSARDAN VİZEYE

Pınarhisar dan vizeye ziyarete geldiler aliosman abi ve birlikteki üyeleri ile beraber benim sandıkların tabanları çok hoşuna gitmiş bir tane numune istedi bende kırarmıyım ağabeymi hediyem olsun dedim bide fotola dedi hiç kırarmıyım gerçi makinenin miladı doldu galiba fotoları pek beğenmiyorum ama hiç yoktan iyidir ya hiç olmasaydı.
Arıcılar bir araya gelince ne olur her arıcıda olduğu gibi bizdede koyu arıcılık muhabbeti vardı hemde bal gibi muhabbet doğal olarak bilgi paylaşımı sınırsızdı yine beklerim buyurun gelin onların geldiği gün beşlik sandıklarla uğraşıyordum uğurlu geldiler galiba marangoz hiç kaçmadı kaçmadı ama pek yardımda etmedi guruplarken beraber yaptık otuz adet beşlik sandığım oldu az işleri kaldı onlarıda yakında tamamlayıp arıları beşlik sandıklara alıcam sıkıştırmış olucam yeni sandıklarda ana kimbilir nasıl yumurta basar.


26 01 2008

YAVRU VE YUMURTA VAR

Bu gün on sandık arıyı elden geçirdim dört sandıkta kapalı ve açık yavru ve de yumurta gördüm sevineyim mi üzüleyim mi bilmiyorum bilindiği gibi havalar kış gerçi onlar işini bilir geçen hafta şüphelenmiştim azda olsa suya giden arılar görmüştüm hava soğuk diye açmamıştım bu gün yazdan kalma bir hava vardı fırsat bu fırsat dedim yarın beklide bulamam böyle havayı iyi oldu aşa yukarı ortalama durum hepsinde aynıdır tek tek bakmama gerek yok baharı bekliyecez.
Dikkatimi çeken koyu renkte olan analarda yavru ve yumurta vardı o tip anaların olduğu sandıkların verimide öbür anaların sandıklarına göre yüksek karar verdim analarımı koyu renkte olan analar dan üreticem damızlık dediğim ana da koyu renkte ırkını sorarsanız bende bilmem bizim buralarda ki analar öyle karışık ki kurt izi kuzu izine karışmış misali.

Bal kemerleri baya açılmış balları var ama keksizde bırakmak olmaz tedbir tedbir dir ilk iğneyi bugün yedim 2008 in açılışını yaptım eee on sandık arıya maskesiz baktım olsun o kadar doktor ağabeymin elinden soktu şişti benim ise burnumdan soktu ALLAHA şükür şişmedi



KEK KONTROLÜ

Bu gün kek kontrolü yaptım azalanlara takviye yaptım yesin kızlar fazlasını da dışarı atsınlar.
Atın kızlar atın nasıl sa depoda var bittimi bakalım belki çiçekler açar rahat ederiz.


20 01 2008

İLGİNÇ

Ben hastayım diyordum ama benden de hastaları varmış adam orkestra kurmuş düğün yapıyor sanki yoksa mikrofonun ne işi var orda Halil in dediği gibi hastalık bulaşmasın sonu bu.
Bu kış ayında bu resmi görünce bir hoş oldum bal zamanı dilerim herkesin arısı böyle olur İNŞALLAH.


14 01 2008

KAR DEĞİL

Cumartesi günü hava çok güzeldi pazar günü ise yoğun sis vardı havaların iyi gitmesinden arılar tam kış salkımına giremedi bakmadım ama tahminime göre azda olsa yavru var gibime geliyor bir arım vardı kışı çıkamaz diyordum sanki küçük bir oğul girmiş gibi mevcut yapmış kendine şaşırdım o arı kışı çıkarsa hepsi çıkar ALLAHIN izni ile güzel bir hava denk gelirse bir kaç tanesini açıp bakıcam yavru durumuna bende merak ettim
Kar değil sisle beraber oluştu.

Arılığa 50 metre uzaklıkta arılarımın su sıkıntısı yok yalnız bal zamanı kuruyor yinede buna şükür ya hiç olmasaydı.



NEYE NİYET NEYE KISMET

Cumartesi günü arıların bakımını yaptıktan sonra ıhlamur ağacı var demişti tanıdık birisi hemde bir kişi kaplıyamaz demişti tabi arı sandığı için biçtirip kenara koyalım dedik İbrahim abi ile kurusun zamanı geldiğinde kullanırız o niyetle yola çıktık tabi bize ölçü olarak insan kaplıyamaz dendi ama büyük insanmı küçük insanmı diye sormadık bide ne görelim benim Bekir kaplıyacak çapta ağaçlar anlıyacağınız çıta olur ancakhayaller suya düştü geçerken alabalık çiftliği gördük boş dönmiyelim dedik balık aldık ağaç bulamadık ama balık bulduk hemde taptaze.
Şu güzelliğe bak.

ALLAHIN işine bak bu kadar havuza su akıyor ama bitmiyor birde elektrik üretiyorlar.


Ormanın içinde doğa ile başbaşa yazın da cıvıl cıvıl kuş sesleri.




13 01 2008

KEK TAKVİYESİ

Cumartesi baktığımda böyle görünüyordu şeffaf plastikleri almadım üstten fotoladım rahatsız etmeden bakabiliyorum benide rahatsız etmiyorlar.
Birer paket verdim yesinler afiyet olsun canlarıma sıkın dişinizi 90 100 gün kaldı şunun şurasında sandıkların da yiyeceğini kontrol ettim az olanlara takviye yaptım.

Beş tane sepetim var yiyeceklerini kontrol edeyim dedim tabaklarda göründüğü gibi tertemiz havaların ılık gitmesinden arılar hareket halinde ne zaman nekadar yediklerini bilemediğimiz için aç kalıp ölmemeleri için keksiz bırakmamak lazım.



KOMŞUM

Komşum İbrahim abi eski arıcılardan beni ziyarete geldi arılara baktık beraber üstten tabiî ki ölen varmı diye ALLAHA şükür şimdilik yok bol sohbet ettik internet ortamı olmadığı için yeniliklerden kendisine yardımcı olmaya çalışıyorum o da benim gibi hastalardan bilgilerin paylaşılmasından yanayım her zaman.
İbrahim abinin arılığı


18 12 2007

HEPSİNİ BİR YERE TOPLADIM

İki ayrı yerde takip ve bakımı zor oluyordu önceleri düşüncem gezdirmek idi araba yanlarına kadar geliyordu alt taraftan sandık taşımak zor idi sebebi önceki sandıklarım 20 çıtalı idi nakliyesi zordu yeni sandıklarımı tek kişi rahatlıkla taşıyabilir bende hepsini bir yere taşıdım 2 yıldır 1 sandığımdan 1 teneke bal alıyorum arılığım kuş bakışı 1 kilometre ovaya takip ettiğim arıdan ana üretmeye karar verdim iyi cinse benziyor bal verimi yüksek uysal daha ne isteyeyim şunu anladım cinsi iyi ise mevcudu yeterli ise bal alırsın cins kötü mevcut kötü ise bol bol hava alırsın.
Toplandı güzel oldu.

Burası boş kaldı 5 lik sandıklar ve analıkları koymayı düşünüyorum.


17 12 2007

BENİM DÜLDÜL

Buda benim düldül ağzı olsa da konuşsa bide yetmezmiş gibi arkasına çeki demiri taktırdım römorkta takıyorum kamyonet olarak ta kullanıyorum mersedese değişmem bana yetip artıyor lpg si de var daha ne isteyim .

TABANLAR DA BİTTİ


Hele şükür marangozu yakaladım sağ olsun elini hiç bir şeye sürmedi gelen misafirleri ile bol bol sohbet etti bende kendi kendime hadi oğlum iş sana kaldı başla yoksa bir daha yaza anca yakalarsın sezon da açılmış olur 2009 a sarkmadan bitirdim kalan işleri de evde yaparım şimdi sıra 5 lik sandıklarda bayramdan sonraya söz verdi hallederiz dedi bakalım 2008 in kaçıncı ayında biter aslında ben kendi dükkanımda yaparım ama hem küçük hem de soğuk ee başa gelen çekilir Halil in dediği gibi hastalık bulaştı gittiği yere kadar ALLAH bana ömür verdiği sürece devam bu arada biraz tozlandım yaptığım iş çok tozlu değildi biçtikten sonra gruplama yaptım ondan biraz artist gibi çıkmış olabilirim.

15 12 2007

ARIZALAR GİDERİLDİ

Çok mutluyum internet ve bilgisayarım arızalı idi hepsi yerine geldi.

14 12 2007

İSTANBUL ORGANİZASYONU

Sayın Mustafa kabaoğlu na nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum bukadar olur mısafir perverliğinden dolayı çok çok teşekkürler Mustafa abi ben ve bazı arkadaşlar çok eleştirmiştik senin siteyi seninde kendine göre haklı sebebin olduğunu konuştuktan sonra anladım seninde dediğin gibi o yazılar olmasaydı belkide burada toplanamazdık sıcak tatlı muhabbeti yapamazdık senin sayende yeni arkadaşlar tanıdım yüz yüze konuşma imkanı oldu çok mutlu oldum ALLAH yolunu ve bereketini açık etsin İNŞALLAH. Emeği geçen herkese teşekkürler. Mustafa abinin sitesi. http://www.ozuzay.com/
Hatıra resmi çekilmeden olmaz.

Arıcılıkla uğraştıkları içinmi bilmem ama muhabbetleri bal gibi tatlı.

Sabahtan başladık yemeğe.

Tatlılara yer kalmadı

Muhabbet koyu
Kestane kebap

Magazincimi arıcımı doktormu bende anlamadım

Bu kadar arı olsa ne yapardım diye düşünüyor bence

Sandıkların başında sohbet bi başka

Sandık hastalığı kolay değil incelemeden de olmazki

Müsade et be abi çok yemeyin dedi doktor dinliyen yokki


Çekme diyor ama ben çektim

Çaylı muhabbet bi başka

Doktoru dinliyen yokki
Limonsuzda gitmez hani

Gebzede çok kahrımı çektin be bahtiyar abi
Abi birini ver bari biliyorsun ki ben gelişme çağında küçük bir çocuğum

Biz geldiik

Dersi kaynatanlar var hocam
Çokta meraklı ne görse kurcalar

Karakovan balı yemede seyret

Magazincilik zor iş siz çekin ben sizden aşırırım

Emeği çok geçti sağolsun

Sizi yerim be

01 12 2007

HAREKETLİ GÜN

Hava bugün çok güzeldi çok hareket vardı havalar böyle giderse baharda kovanda arıyı dürbünle arıya cam galiba bilindiği gibi nekadar hareket o kadar ömür kısalması yan gelip yatmazlar çok işleri var gibi gezmeye giderler ne dersek diyelim vardır onlarında bildiği.
Bu gün baktığımda tam kadro malı götürüyolar yeyin canlarım afiyet olsun bahara biraz dağa var sıkın dişinizi .


Yedikleri önünde yemedikleri ardında bekliyor dağa ne yapayım.

Geçen hafta koyduğumda böyleydi .




kek karıştırma

video

24 11 2007

PINARHİSAR BAL ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ

Bugün PINARHİSAR BAL ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ ne hem tanışmak hemde biraz kek yapmaya gittik yaptıkları çalışmalardan bahsettiler imrendim vede kıskandım başkanları ramazan abi ve arkadaşları öyle güzel uyum içinde çalışıyorlar ki kıskanmamak elde değil tanıştığım bütün arıcılar sıcak kanlı yardım sever insanlar. Muhabbet güzeldi fotoğraf çekmeyi bile unuttum arıcılık ile ilgili her şey ellerinde mevcut üyelerine ucuz kaliteli hizmet veriyor ne diyeyim ALLAH bu birliği vede buna benzer birlikleri bozmaz İNŞALLAH.

Şeker öğütme makinesi üyelerin kullanımında kendileri öğüttüğü için nişasta olmadığı kesin hazır alınanlar nekadar şeker ?

İbrahim abi aliosman abi aliosman abi sağ olsun bizimle çok ilgilendi kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.


15 dakikada hazır ben ise elde yaptım ama makine kadar güzel karamadım bir dağa ki sefere kısmetse makinede.



18 11 2007

Sandıklar tamam

Sandıklar tamam tabanları ile kapakları kaldı.
Marangozu yakalayabilsem geri kalanıda yapıcaz.

Kömürlük sandık ve malzeme doldu.



Arıcıların işleri çok zor bide mahsulü değerinde gitse.


Ah marangozu yakalaya bilsem nedendir bilmem ustalarla uğraşmak çok zor yaparız derler ama tarih yok bahara çok var o zamana kadar biter İNŞALLAH.





10 11 2007

YENİ SANDIKLAR

İki makine birden çalışıyoruz bir tarafta o bir tarafta ben azda olsa elimizden gelir yarın guruplanırlar bir aksilik çıkmazsa.
Sağ olsun marangoz erkan kardeş istediğim ölçülerde kesip biçiyor kafa dengi bir insan başka marangoz olsa çok biliyorsan gel kendin yap veya işim var deyip başından atar o nasıl istersen öyle yapalım diyor gerçi standart ölçüleri o da bilmiyor beklide ondan kızmıyor işçiliğide çok temiz özen gösteriyor sağolsun ellerine sağlık istediğim şekilde güzel olacaklar.


29 10 2007

KEK

Kek yaptık hazır ama benim küçük arılardan böyle giderse kalmayacak Mısra ile Bekir malı götürecekler.
Götürün götürün batan geminin malı bu afiyet olsun.


29 09 2007

YENİ SANDIK MALZEMELERİ

Bu gün yeni keresteler biçtirdim 10 adet normal sandık 8 adet 5 çıtalı sandık yapmak için havalar da iyi gidiyor bayramdan sonra kısmetse başlıya cam imalata çok sandık lazım çok ilkbaharda da bir posta hedef 50 sandık tamamı yeni vede dünya standardında olması bir arkadaşım 13 tane sandık satıyorum dedi bende iyi ozaman bende alıcıyım dedim bi görelim dedim bir tane kendi çıtalarımdan aldım kontrol için ne göreyim benim çıta sandığa girmedi nerden aldın dedim sandıkları marangoza yaptırdım dedi o zaman anladım ki dünya standardı değil marangoz standardı bende yaptırıyorum bazen ama benim dediğim ölçülerde olmak şartı ile maalesef türkiyede ölçü sorunu çok büyük standart diye bir şey yok gibi üç beş ayrı arıcıdan sandıklı arı al sonrada uymayan çıtalarla boğuş çok acı bir gerçek.Bakmayın öyle olduklarına bittikten sonraki halleri böyle olacak sağ olsun murat çakır abim standart ölçüleride vermişti seri imalata devam.

22 09 2007

PÜREN

Bu gün arkadaşın arılığına gezmeye gittim o kadar güzel püren resimleri vardı boş gittiğim için görüntü alamadım bende kopardım evde resimledim.
Koparmaya insan kıyamıyor ama çok var diye kopardım onların yokluğu fark edilmez.


Şu güzelliğe bak güzelliği kadar güzel bal verse arılar ve arıcılar yaşadı bizim burada ikinci adı püren süpürgesi bahçede kullanılıyor.

Ne diyeyim arılarını götüren besi yapmaz tutarsa bal alır ben götürmedim bol hava alacam.

01 09 2007

OĞUL ÇIKIŞI

video

ANA ARI

Biraz geç kaldım üretmek için ama bir tane Ahmet abinin analardan üretmeyi başardım hedef ilkbaharda tümünü değiştirmek bir tanede olsa bereket versin.
MAŞALLAH sanki anasının kopyası resim biraz iyi değil zor şartlarda çektim yinede idare eder şu endama bak biraz dağa baksam yanımda yumurta atacak eeee nede olsa yeni gelin utangaç ilerde o da alışır kaşarlaşır.

04 08 2007

DİKKAT !

Arkadaşlar dikkat kovanlardan çaktırmadan 1 veya 2 çıta bal çalanlar var fark edilmesin diye az çalıyorlar tabi bizde yedik ya sanki anlaşılmaz benden daha çalmadılar ama komşumdan az az çalıyorlar fark etmiş bana söyledi sizlerde tedbirinizi alın. Utanmazlar çalıp çocuklarına götürüp yedirecekler veya satacaklar her ikiside haram ne şifa görürler nede o paranın hayrını görürler ALLAH akıl fikir versin ne diyelim.

ARI GÖTÜREN

Dikkatimi çekti birkaç kez oldu takip ettim resmen benim askerleri götürüyorlar ırakta bile bu kadar asker gitmemiştir ne bu be kırlangıçlar örümcekler arıkuşları vs sanki onlara üretiyoruz.



ANA ÜRETİMİ

Millet anaları üretti ben daha yeni üretmeye başladım bakalım kaç tane üretebile cem kalitesi önemli değil çünkü elimdeki analar zaten yaşlı çıkacak analar yaşlıya göre daha verimli olacağına inanıyorum ilkbaharda yine değiştiririm hepsini kaliteli yaparım biraz geç kaldım yapacak bir şey yok.
Birkaç tane tutmuş gözüküyor bakalım şansıma.

26 07 2007

MUM

Safmı saf katkısız zahmetsiz seneye lazım olacak petek parası çıksın aldıklarımız malum herkesin bildiği gibi nekadar safsa
Ne demişler damlaya damlaya göl olur elime geçen mum kırıntıları ve çıtalardan çıkan havalarında sıcak gitmesi işi dahada kolaylaştırdı basit her arılıkta olması gereken bence.


ÇIRAK

Çok meraklı bende şimdiden yetiştirmeye başlayayım dedim ilerde prof olsun zaten genlerinde var beklide kitap yazar babasını geçer eee ne demişler ağaç yaşken eğilir.

18 07 2007

ARI BAKANI

Arı bakanımız denetimlerini sürdürüyor benimkiler yetmez gibi komşum İbrahim ağabeyininkileri de denetledi sonuçları sonra gönderirim dedi hayırlısı diyelim.
Denetimler son sürat devam ediyor arı bakanı olmak kolay değil.


Sağ olsun Ahmet ağabeyin karniol lardan da iki sandık hediye etti hemde hazır yumurtlamışlar ne kadar teşekkür etsem azdır İNŞALLAH ALLAH gönlüne göre verir her şeyi zor bulunan dostlardan.


KARA KOVAN


Buyurun kara kovan balına doğal petekte ana takibi arıların durumu her şey mükemmel sezon sonunda da balını almak düşününki içi boş sandık veya kütük her ikiside kapalı ne anayı nede arıları görebiliriz müdahalesi çok zor Somali tipi bir sandıkta her türlü rahatlık var tavsiye ederim.

30 06 2007

PETEK YAPIŞTIRMA

Kılavuz petek yapıştırmak için çok önemli bence sizde yaparsanız petek takma çok basitleşir 12volt veya 24volt olması önemli değil aynı işi yapar ben kullanıyorum çok memnunum .


Tek yapmanız gereken çıtanın üzerindeki telin iki ucuna deydirmek.

GENÇ ANA

Genç ana farkı yüksek verim alabilmek için genç ana ile çalışmak şart.



Daha çok yavru üretin daha çok .

10 06 2007

OĞUL ÇEKME

Melisa yağını şişenin içindeki süngere damlattım birazda su ekledim eee o kadar bol nerden bula caz şişesi pahalı şişenin içindeki koku şişenin altına bıçakla az bişey açtım kokuyu alttan veriyor oğul varsa bu kokuya dayanamaz yanına da eski petek mum kokusu verdimi tamam yakınına bir yere kapan sandık gel dimi yer arayacak buyurun yeni evinize kiralık değil tapulu oğullara kapımız açık buyursun gelsinler.

YAKINDAKİ ÇİÇEKLER

Arılar ismini bilmediğim çiçekleri çok seviyor arılığın yanında çok var uzağa gitmeye gerek yok kalpazan alışmasınlar da .






13 05 2007

OĞUL ÇIKTI AMA

Bu gün sepetimizden oğul çıktı ama geriye döndü ben sandım ana çıkmadı meğerse ana çıkmış ama kanatları çok yıpranık diye uzağa uçamamış sepetin altına girmiş bende anayı aldım arıları sepete iade ettim 2 inci oğul hem genç ana ile çıkar birazda kalabalık çıkar.


Davetsiz misafir ışırtılarından her zaman ürperecene bende kökten hallettim.

30 04 2007

İLK OĞUL ÇIKTI

İlk oğlumuz 29 Nisan 07 tarihinde çıktı devamı gelecek İNŞALLAH yeni yerine kısa sürede adapte oldu fotolayamadım makine yanımda yoktu belki bir daha ki sefere fotolarım unutmadan sandık Somali sistemi kısaca sandık sepet.

28 04 2007

YENİ SANDIKLAR TAMAM

Napalım herkes bir şeylerle uğraşıyor kimi sandık kimi ana üretimi bundan sonraki hedef ana üretimi.

Biraz yerini yadırgadılar renkten dolayı bundan daha güzel yer bulursalar bende taşınayım.
Sağ olsun murat abi standart ölçüleride verdi daha ne isteyelim.

Boyası çok güzel oldu dış cephe boyası ile boyadım görünüş olarak güzel gözüküyor sağlamlık olarak görecez tabi zamanla.


Dip tahtasında biraz değişiklik yaptım biraz kalın geldi ama bir dağa yapacağım sandıklarda düzeltecem bunlarda tecrübe edindim bunlarda oldu ama daha iyisi olurmuş.



15 04 2007

DÜKKANI AÇTIM

Dükkanı açtım artık havalarda ısınmaya başladı arıcılık sezonuda açıldı bende sezonu açayım dedim küçük ama idare eder geçen sene 13 tane sandık yaptım burda marangoz değilim ama marangoz gibi yaparım çünkü çok marangoz ölçüleri kafasına göre yapıyor kendime çalıştığım için özen gösteririm tse ölçülerine uyarım zaman önemli değil şu an yeni sandıkların kapaklarını yapıyorum yakında hizmete girecekler.



YENİ SANDIKLAR

Murat abiler yaparda ben yapamazmıyım valla ne yalan söyleyim özendim sandık yapmaya karar verdim bakalım nasıl olacak bakmayın öyle göründüğüne tse ölçülerinde.


Sepettende vazgeçemem bizim buralarda üç beş tane olacak arılıkta hiç olmadan olmaz.
Sandıkların talaşlarını temizlemeden olmaz boyaya girecekler.

25 03 2007

BAL ARILARINDA EK BESLEME

BAL ARILARINDA EK BESLEME
Beslemenin Önemi
Hayvancılığın diğer dallarında olduğu gibi arı yetiştiriciliğinde de bal arısı ( Apis Melifera-L ) kolonilerinin ek beslemesi büyük önem taşımaktadır. Kolonilerde daha yüksek verim alınabilmesi için; Arıların gereksinim duyduğu besin maddelerinin sağlanması gereklidir.
Ergin bal arılarının temel enerji kaynağı karbonhidratlar/ yani şekerlerdir. Arılar ihtiyaçları olan karbonhidratları, balözü(nektar)ve bal çiçeği(salgı balı) kaynaklarından sağlarlar. Yiyecek kaynaklarının miktarı ve3 kalite yönünden yetersiz olduğu zamanlarda koloniler,pancar veya kamış şekeri, sukrozla yemlenirler. Ergin arılar hayatlarını,sadece karbonhidrat tüketerek sürdürebilirler.
Ancak larvalar ve gelişme çağındaki arıların büyümesi, dokuların kasların ve salgı organlarının gelişebilmesi içlin mutlaka polene ihtiyaçları vardır. Polen ; Protein 'ce zengin bir besin maddesi olup arıların protein,vitamin,yağ ve mineral madde ihtiyaçlarını karşılayan doğal bir gıda maddesidir. Kovan içerisinde ne kadar bal olursa olsun polen bulunmadığı sürece yavru üretimi ve buna bağlı olarak koloninin gelişmesi tamamen durur. Buna karşılık petek gözlerinde ne kadar polen olursa olsun eğer kovanda bal yok ise , dışardan nektar akışı yok ise veya koloni beslenemiyorsa ciddi problemler yaşanacaktır.
Dünyada ve Türkiye'de arının besin maddesi ihtiyaçları ve kolonilerde beslemenin önemi konularında çok çeşitli araştırmalar yapılmıştır. İlk araştırmaları; " Haydak " ( 1934 ) ve "Mauriziol" (1954)bal arılarında kasların,salgı bezlerinin ve diğer dokuların gelişmesi için polen tüketimine ihtiyaç olduğu,ergin hale gelen bir işçi arının %13'ünün, 5 günlük bir işçi arının ise %15.5'nin protein den oluştuğu ergin arının harcadığı polenin ise 145 mgr. olarak ispatlamışlardır.
Koloni Besleme
Kolonileri beslemenin 2 ana nedeni vardır.
1.Arıların gıda yetersizliğinden ölmelerini önlemek.
2.Ana arının yumurtlaması için gerekli uyarı teşviki yapmaktır.
Ayrıca;
a) İlkbaharın geç geldiği veya nektar akımı süresince uçuş yapamadıkları kötü hava şartlarında arıların ihtiyacını karşılamak.
b) Kıtlık dönemlerinde veya nektar akımının zayıf ve yetersiz olduğu dönemlerde.
c) Yeni alınmış doğal oğulların yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için .
d) Zayıf ve anasız kolonilerin birleştirilmesi ve ana arı yetiştirme gibi tekniklerin uygulanmasında.
e) Arıların kendi yiyeceklerini depolayamadıkları veya kış yiyeceklerinin yetersiz olduğu yıllarda
f) Çeşitli tarımsal ürünlerin döllenmelerinde kullanılan, dolayısıyla fazla nektar ve polen toplamayan kolonilerin yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için
g) Tarımsal mücadele alanlarında kullanılan zehirli ilaçların doğuracağı arı kayıplarını ortadan kaldırmak veya dengelemek.
h) Kolonilerde hastalıklar ile mücadele ilaçların kolayca uygulanabilir olmasının,beslemede önemi kaçınılmazdır.
KATI ARI YEMLERİ VE KOLONİ İLİŞKİLERİ
Polen, Polen Yerine Kullanılan Maddeler Ve Koloni Gelişimi Üzerine Etkisi
Polen yerine kullanılan maddeler, arıların ihtiyaçları olan bütün önemli besin maddelerini sağlamalarına rağmen,arıların çiçek tozu (polen)yemlerini ve larva gıdası salgılamalarını teşvik eden özel kimyasal maddeleri içermezler. Ancak, birçok durumlarda arılar,kullanılan bu maddeleri hızlı bir şekilde tüketirler. Bunun neden böyle olduğunu anlayabilmek için, polen yerine kullanılan maddenin tüketimi, polenin bulunup bulunmaması ve yavru yetiştirme arasındaki temel ilişkilerin neler olduğunu bilmek gerekir.
Kolonide Yavru Yetiştirme İçin İlk Uyarı Şekerin Alınmasıyla Başlar.
Koloninin şeker alıp tüketime başlamasıyla,ana arıda yumurtlama arzusu yaratan, kolonide yavru yetiştirme faaliyetinin başlaması ve devamını sağlayan ilk uyarı meydana getirilmiş olur. Bu uyarı, arılar bir bal özü kaynağı buldukları zaman doğal olarak,koloni şeker şurubuyla beslendiği zamanda yapay olarak meydana getirilmiş olur.
Şeker şurubu verilmek suretiyle ilk uyarı yapılmış olur. Şeker şurubu verilmek suretiyle meydana getirilen uyarının nasıl oluştuğu hakkında detaylı bilgiler bulunamamıştır. Ancak,bu olayın bal arılarında, koloninin varlığı koruma ve nesli devam ettirme gibi "koruyucular sistemi" ve ayrıca biyolojik mekanizmaları da içine alan bir davranış deseni olduğu kabul edilmektedir. Bu "koruyucular"koloniye herhangi bir yarar sağlamayan veya koloniye zararlı olan faaliyetlerde,koloninin enerji kaynaklarını boşuna harcama imkanını azalmada rol oynarlar.
Bu bilginin uygulamadaki sonucu şudur; Şeker almayan ve tüketmeyen yavru yetiştirme uyarısının başlaması ve devamı için kolonide sadece polenin ve polen yerine kullanılan maddelerin bulunması yeterli değildir
İkinci pratik sonuç da; yavru yetiştirmeyi teşvik etmek için, polen yerine başka maddeler kullanmaya karar veren arıcılar, aynı zamanda kolonilerine şeker kaynağı da temin etmek zorundadır.
Polenden Mahrum Normal Kolonilere, Yalnız Polen Yerine Kullanılan Maddelerin Verilmesi, Kolonide Yavru Yetiştirmenin Başlamasını Ve Sürdürülmesini Sağlayamaz.
Koloninin şeker tüketimine bir cevap olarak ana yumurtlamaya başladığı zaman, kovanda çiçek tozunun varlığı sayesinde, normal yavru faaliyeti de başlatılarak sürdürülür. Bununla beraber, eğer kolonilerde polen yoksa, sadece polen yerine kullanılan maddelerin verilmesi, arıların yavru yetiştirme faaliyetine başlayıp ve yavru yetiştirmeyi sürdürmelerine yeterli olmaz. Gerçekten böyle durumlarda arılar, herhangi bir kuru madde karışımına, ölçülebilir bir miktarda tüketemezler. Yumurtalardan larvalar çıksalar bile, çıkan larvalar beslenemeyeceklerinden, yumurtadan çıktıktan kısa bir süre sonra açlıktan ölürler.
Kullanılan yeme, %10-20 düzeyinde polen ilavesi, yemi arılar için cazip getirerek tüketimini kolaylaştırır. Arılar bu tip yemi kolayca tüketirler. Çünkü polen ilavesi katı yemde bulunmayan özel uyarıcı maddeleri sağlayarak arıları cezbeder. Yemdeki bu değişiklik sayesinde hemen durum değişir. Yemin tüketimi hızlanır. Ana arının yumurtlama oranı normal düzeyine ulaşır. Kısa zaman içerisinde kolonide larva, pupa ve her yaşta yavrular görülmeye başlar.
Arılara çiçek tozu pastası verildiğinde de aynı sonuç meydana gelir. Arılar polen pastasını tüketerek larva gıdası salgılamaya başlarlar. Larva gıdası genç işçi arılar tarafından meydana getirilir. Salgıladıkları yavru gıdasında bulunması şart olan besin maddelerine olan ihtiyaçları gittikçe artarak salgılama işine devam ederler. Bu tip maddelere karşı büyük bir tüketim arzusu başlar. Arılar bundan sonra tükettikleri gıda maddelerini seçmede daha titizlik gösterirler . Kimi çiçek tozlarına göre,gittikçe bir arzuyla katı maddeleri tüketerek yavruları beslerler.
Açıklanan bu hususların uygulamadaki pratik sonuçlarını kısaca şu şekilde özetleyebiliriz. a-Yavru bulunmayan kolonilerdeki arılar,çiçek tozu yerine kullanılan maddeleri yemezler. Gerçekten,arıların kabul edebildiği bir katı yemin arılar tarafından tüketilmemesi, genellikle koloninin yavrusuz olduğunun bir işaretidir.
Herhangi Bir Kolonideki Yavru Yetiştirme Oranı, Yıl Boyunca Kovan İçerisinde Bulunan Polen Miktarına Bağlı Olarak Değişir.
Bu durum, daha önce açıklanan bilgilerin mantıki bir sonucudur. Çünkü, çiçek tozu, besleyici arıların yemlenme ve yavru yetiştirmeleri ile ilgili özel uyarıları meydana getiren kimyasal maddelerin tek kaynağıdır. Bu durum aynı zamanda,polen yerine kullanılan maddelerin arı beslenmesinde kullanılışının gerçek nedenini de açıklığa kavuşturmaktadır. Polen yerine kullanılan katı yemler, bal arıları için şart olan besin maddeleri yerine kullanılan bir kaynaktır. Bunun için, yalnız polen yerine kullanılan maddeler olarak kabul edilmeleri gerekir. Bu ifadeden katı yem maddelerin tam olarak polenin yerini tutmadıkları için bu besin maddelerinin değersiz olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Bu maddeler, normal kolonilerde,polenin bulunmadığı durumlarda,yavru yetiştirme konusunda arları uyarmazlar,uyarıcı etkileri yoktur. Fakat polenin kıt olduğu zamanlarda katı yemlerin kullanılması, diğer durumlara göre,koloninin çok daha yüksek düzeyde yavru yetiştirmelerini sürdürme imkanı sağlar.
Polen Yerine Kullanılan Maddelerin Tüketilme Oranı, Yetiştirilen Yavru Miktarına Bağlı Olarak Değişir.
Bu ifade aynı şekilde polen içinde geçerlidir. Çünkü,polen ve polen yerine kullanılan maddelerin her ikisi de arılar tarafından yavru yetiştirmek için tüketilir. Besleyici arılar tarafından salgılanan yavru gıdası miktarı,beslenecek yavru sayısına bağlı olarak değişir. Bunu da arıların ihtiyaçları izler. Çünkü larva gıdası içerisinde salgılanan besin maddeleri beslenecek yavru gıdası ile ilgili olarak değişir. Bunun için, polen ve polen yerine kullanılan maddelerin her ikisinin de tüketime oranı yavru yetiştirme oranına bağlı olarak değişir.
Polen Yerine Kullanılan Maddelerin Tüketilme Oranı, Yavrulu Alanın Konumuna Bağlı Olarak, Kovan İçerisindeki Yerine Göre Değişir.
Arıların çiçek tozu içerisinde bulunan özel uçucu kimyasal maddelere ilk cevapları; ihtiyaçları olan gıda maddelerini bulmak için, gömeç üzerinde şuraya buraya açık bir şekilde hareket ederek, " arama hareketi" yapmalarıdır. Gıda maddesinin yerini tespit ettikleri zaman, içindeki şekerler, su ve amino asitler gibi maddeler yemi yemelerini teşvik eder.
Polen yerine kullanılan maddeler, arılarda, " araştırma davranışını" meydana getiren bu uçucu kimyasal maddeleri içermezler. Bunun yanında, diğer besin maddelerine bolca sahiptirler. Arıların bu maddeleri bir rastlantı sonucu bulmaları, yemelerini teşvik eder. Bunun için, polen yerine kullanılan hamur şeklindeki yemler, kovan içinde, besleyici arıların yoğun şekilde bulunduğu ve sürekli gezindikleri gömeçlerin bulunduğu ve kolaylıkla bulunabilecekleri bir yere konulmalıdır.
Besleyici arılar normal olarak yavrulu gömeçler üzerinden fazla uzaklaşmazlar. Besleyici arıların büyük bir bölümü, " istirahat devrelerini " bu gömeçlerin üst kısımlarında geçirirler. Bunun için, katı yemler doğrudan doğruya arı salkımının bulunduğu çerçevelerin ortasında,çerçevelerin üst çıtası üzerine yerleştirilmesi, en uygun yerleştirme şeklidir (Teknik Tavukçuluk Dergisi - 1987, Sayı 57 )
EK BESLENME METERYALLERİ
Beslenme materyalleri; bal, polen, yağsız süttozu, yağsız soya unu, su, pudra şekeridir . Bu materyallerin yapımı için; ölçü, tartı aletleri ve çeşitli kaplara ihtiyaç vardır.
Ek Beslenme Materyallerinin Nitelikleri
BALIN; temiz, kaliteli, kaynağı belli hastalıksız, koloni ve peteklerden alınan ve fermentasyona uğramamış özellikler taşımalıdır.
ŞEKER; arı beslemesinde rafine edilmiş; pancar ve kamıştan elde edilen şekerin kullanılması gerekmektedir. Çeşitli kimyasal maddelerle karıştırılmış, boyanmış, pekmez şekeri, kahve renkli şekerler ve lokum şekerleri gibi şeker türlerinin kullanılması sakıncalıdır.
Bu tür materyallerin kullanılması halinde arılarda bir takım sindirim bozukluklarına neden olur ve hastalıklarına yol açar.
POLEN; Nemsiz, taze, küflenmemiş, fermentasyona uğramamış, kaynağı bilinen ve hastalıksız kolonilerde alınan polen kullanılmalıdır. Polen yerine ikame maddeler olarak; yağsız soya unu ve yağsız süttozunun kulanım tarihlerine dikkat edilmelidir.
SU; suyun katılması gerekli yemlere, temiz ve kaynatılmış olması gerekmektedir.
Bu materyallerin özelliklerine riayet edilmediği taktirde, kolonilerde beslenme bozuklukları ve hastalıklara neden olur.
Beslenme Materyalinin Yapımı
Günümüzde en çok kullanılan beslenme materyalleri;
Kek,
Bal,
Şurup
( şeker) ile besleme
Kek`in Hazırlanması
Kolonilerin miktarı ve koloni ihtiyaçlarına göre kek malzemeleri hazırlanır.
Kek Yapımı Formülü;
3 kg bal +1 kg polen + 6 kg pudra şekeri
3 kg bal + 1 kg yağsız süttozu veya 1kg yağsız soya unu +6 kg pudra şekeri
3 kg bal +6 kg pudra şekeri

Yukarıdaki oranlarda hazırlanan malzemeler bir kaba bırakılır, iyice karıştırılır, temiz süzme balı 60 C. Geçmeyecek şekilde bir su dolu kap içerisinde ısıtılır ısısı 30C.ye gelince ( hastalık var ise ) ilaç katılır ve karışım üzerine dökülür, daha sonra elle veya mekanik olarak, ekmek hamuru kıvamına gelinceye kadar yoğrulur ve hazır hale geldiğinde kullanılmaya hazır hale gelir.
Kek Kullanımı Hangi Durumlarda Tercih Edilmelidir ?
-Anaarının yetiştirildiği dönemlerde.
-Açlık tehlikesiyle karşı karşıya gelindiğinde ve uçuşların müsait olmadığı dönemde
-Uzun süre kovan kontrolü yapılmayan dönemlerde ( tabiat koşulları)
-Arının suya ihtiyacının en az olduğu dönemlerde.
Kek 'in Kolonilerde Kullanımı
Düz pasta biçimine getirilen kek kare şeklinde yağlı kağıt üzerine yayılır. Daha sonra uzun vadede kullanılacaksa mumlum kağıda sarılır ve dondurulur. Kek kullanılırken kovan açılır. Doğrudan yavrulu çerçevelerin üzerine bastırılarak yerleştirilir. Kurumasını önlemek için kağıt yüzeyi üste gerilir, burada dikkat edilmesi gereken nokta kek in mutlaka arının en yakınına, kolayca ulaşabileceği yere konulması gerekir Kek, kovan içerisindeki çanta şurupluklarla da verilebilir, bu yöntem özellikle sıcak dönemlerde tercih edilmelidir.
İlkbahar Beslenmesi İçin Şurup Formülü
1- 4kg. bal+ 1kg şeker+ 3lt.
2- 1kg şeker+ 1lt su
3- 1kg şeker+ 1/2lt su
4- 1kg bal+ 1/2lt su

Sonbahar Beslemesinin Amacı
-Gıdanın yetersiz olduğu durumlarda ek gıda temini
-Ana arıyı yumurtlatmaya teşvik
Hastalıklarla mücadele ilaçlarının arıya kolayca verilmesi
-Kolonilerde gelişmeyi hızlandırmak
-Suni oğul elde etmek
-Arıyı geliştirip nektarın geldiği zamanlarda iyi ve çok bal elde etmek için
Beslenme
Beslenme Tarihinin Tespiti
İyi bir hasat yapılabilmesi için, yumurta petek gözüne bırakıldıktan sonra, 42 gün geçmesi gerekir. İlkbahar başlangıcından esas nektar akımı başlangıcına kadar olan zaman aralığında, arıların ister balları olsun isterse olmasın, uygun çevre şartlarında kendi doğal besin maddelerine uygun yemlerle beslenerek, hem açlıktan ölmeleri önlenir hem de kuvvetlendirilerek esas nektar akımına kuvvetli kadrolarla girmeleri sağlanır. Tarlacı işçi arı kadroları, çok kuvvetli olacağından doğadaki nektar ve polen kaynaklarından en ekonomik şekilde faydalanırlar. Nektar akımı mevsiminde, nektarı toplayan 21 günlük işçi arı sayısı ne kadar fazla olursa, kovana taşınan nektar o kadar fazla ve elde edilen bal o oranda yüksek olur. Böylece koloniler ; Kısa süreli nektar akımında yerlerine göre, daha fazla yararlanacaklarından yüksek verim sağlarlar.
Nektar akımının hangi tarihte başladığı deneyimli arılar tarafından bilinir. Beslemeye bu tarihten 5-6 hafta önce başlanırsa, Kolonilerin kuvvetli olarak nektar akımına girmeleri sağlanmış olur. Doğadaki nektar akımı bilinen tarihten 1-2 hafta erken veya geç başlayabilir. Bunun için, nektar başlangıcını kestirmek oldukça güçtür. Arıcılar mevsim başındaki şartları göz önünde tutarak, kendi özel kayıtlarını yöresel meteoroloji bültenleri ile karşılaştırarak, aşağı yukarı bir tarih belirleyebilir. Bu bilgilerin ışığı altında şu şekilde tarih tespit edebiliriz.
Bölgedeki esas nektar akımı döneminin haziranın son iki haftası ile Temmuz 'un ilk iki haftası olduğunu var sayalım. İşçi arı ömrünün son üç haftasında tarlacılık görevi yapabileceğine göre bir işçi arının nektar akımı devresinde en az bir hafta bal toplayabilmesinin mümkün olabilmesi için işçi arıyı meydana getirecek yumurtanın ana tarafından en geç 26 Mayıs 'ta ve en erken de 21 Nisan 'da petek gözüne konulması gerekir.
Böylece 21 Nisan 'da 26 Mayıs 'a kadar yumurtlayan yumurtalardan meydana gelecek işçi arılar, 1-4 haftalık bal akımı devresinde ergin tarlacı olarak görev yapabileceklerdir. 28 Nisan ve 12 Mayıs tarihleri arasında bırakılan gelişen işçi arılar esas bal akımı devresinde, aktif tarlacı olarak en fazla yararlanan arılar olacaklardır.
İlkbahar teşvik beslemesi, ister uygun çiçeklenme ve hava şartlarıyla olsun, isterse yapay olarak olsun, bu devrede üstün bir değer taşır. Bal üretimi sadece kolonideki 21 günlük işçi arı kadrosunun kuvvetli olmasına bağlı değildir. Ayrıca, Nektar ve polen kaynaklarının bolluğuna ve kalitesine ve devamlılığına, nektardaki şeker oranına, uygulanan tarım yöntemlerine, iklimin elverişli olmasına ve sonuç olarak arılıkta ve yörede bulaşıcı arı hastalıklarının bulunmamasına bağlıdır.
Sonbahar Beslemesinin Amacı :
Ana arıyı yumurtlamaya teşvik, Kolonileri, genç arı jenerasyononu ile kışlatmak Yeterli kış yiyeceği sağlamak , Kışı en az kayıpla atlatmak , Hastalıklarla mücadelede, ilaçları kolayca arıya vermek, Yukarda belirtilen oranlarda malzeme hazırlanır, su kaynatılır ve soğumaya bırakılır.
Su ılıyınca, şeker veya bal ilave edilir, eriyinceye kadar karıştırılır. Şurup kesinlikle kaynatılmamalı aksi halde arılarda sindirim bozukluklarına ve hastalıklara sebebiyet verir.
Hazırlanan şuruplar çeşitli araçlardan yararlanılarak kolonilere verir. Çanta şurupluklar (kabartılmış) peteklerde verilerek şuruplama yapılmaktadır. Şurup, kovan içerinde verildiği gibi dışarıda da verilir. En ideal beslenme biçimi ;iç besleme olarak akşamüstü yapılmalıdır.
Dışarıda yapılan besleme yağmacılık tehlikesini meydana getirir.
Kışlatmada Beslemesinin Önemi
Yeterli kışlık yiyecekle ( bal ve polen ) kışlatmamış kolonilerin anaarısı ne kadar genç ve yumurtlayıcı olurlarsa olsun, işçi arı kadrosu ne kadar kuvvetli ve genç işçi arılardan meydana gelirlerse gelsinler, kışı uzun ve ağır geçen yörelerde yiyecek yetersizliğinden ölecekleri kışı atlatsalar bile ilkbaharda büyük kayıplar vererek çok zayıf kalacakları, kadrolarını geliştirip hasat mevsimine kuvvetli giremeyecekleri unutulmamalıdır. "Yeterli kış yiyeceği ve iyi bir kışlatma koloni hayatının ve bal üretiminin sigortasıdır".
Arıcılıkta, hastalıklı kolonilere rastlanmış ise yapacağımız beslenme, uygulanacak hastalığın cinsine göre ilaçlar, şurupla veya kek ile koloniye aşağıdaki miktar ve dozlarda verilmiştir.
BESLEMENİN ARI SÜTÜNE ETKİSİ:
Arı ürünlerinden besin maddece zengin olan arı sütü, ilk kez 1623 yılında sadece anaarı için üretildiği belirlenmiştir. İngilizce'de arı sütüne krallara özgü salgı anlamına gelen " Gelatine Reale", daha sonra ise " Royal jelly" adı verilmiştir. ( IANNUZI,1990). Arı sütü 5 - 15 günlük yaştaki işçi arıların alt çene ( mandibular ) ve boğaz bezlerinin ( hypophryngeal ) salgılarından birisidir. Beyazımsı veya hafif sarımsı renkte, pelte kıvamında kendisine has kokuya ve yakıcı bir tada sahip olup anaarının ve genç larvaların beslenmesinde kullanılır. Anaarı, larva dönem başta olmak üzere hayatı boyunca sürekli olarak arı sütü ile beslenerek günde kendi ağırlığına eşit miktarda ortalama 1500-2000yumurta bırakmaktadır. Bu olay arı sütünün yoğun besleyici içeriği sayesinde gerçekleşmektedir. Koloni popilasyonunun gelişiminin ve buna bağlı olarak arı ürünlerinin üretiminin temelinde yatan ana arıdır. Anaarının verimliliğini belirleyen faktörlerinin en önemlisini anaarının beslenmesinde kullanılan arı sütü olduğu bilinen bir gerçektir.
Arı sütü yapısında %40.9-49.75 protein, %7.59-15.18 yağ, %3.34-2.34 mineral madde (P,Na, K, Ca ve Mg ), % 20.39 invert şekerler (fruktoz, glukoz), amino asitler, bazı vitaminler ( B, C, D ve E ),hormonlar ve % 2.84 bilinmeyen maddeler ( WITHERELL, 1984 ) ile seks salgı bezlerini harekete geçiren gonadotropik hormonlar bulunmaktadır. Ayrıca arı sütü, zayıflamış
organları, sinir hastalıklarını, kardiyovasküler yetersizlikleri ve bazı diğer hastalıkları iyileştirmek için kullanılmaktadır. ( YOIRISH,1977 )
Arı sütü konusunda gelişmiş ülkelerde yapılan bilisel çalışmalar yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Ancak arı sütünün üretimi ve kullanımı konusundaki çalışmalar son 50 yılda önem kazanmıştır. Dünyada arı sütü üretiminde söz sahibi olan ülkelerden biri olan Çin'de 1993 yılında 1000 ton arı sütü üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bugün arı sütü Çin'de baldan sonra en önemli ikinci ana ürün olmuştur ( SHIBI, 1993 ).
Arı sütü insan sağlığı açısından birçok hastalıkların tedavisinde kullanılmasının yanında kozmetik sektöründe de geniş kullanım alanı bulmaktadır. Bu nedenle son yıllarda ülkemizde de arı sütüne olan talep gittikçe artmıştır. Ancak ülkenizde arı sütünün üretim, kalite ve işlenmesi konusunda günümüze kadar çok az sayıda çalışma yapılmıştır. ( BERKANT ve TUĞLULAR,1970; KARAALİ ve Ark., 1988;ARSLBAYRAKTAR,1995 ).Kaynak geocities.

ZİYARET

Yalçın hocam ve arkadaşları yeşil vizemizi ve bizleri ziyaret ettiler sağ olsunlar zaman kısıtlı olduğu için azda olsa sohbet etme imkânı bulduk bilgilerinden yararlanma fırsatı bulduk.







04 03 2007

BAHAR GELDİ İNŞALLAH

Arılar ful yavruya girmişler dilerimki havalar böyle gider Hertaraf çiçeklerle dolu
Bahar geldi İNŞALLAH diyelim

25 02 2007

OĞUL NEDİR ENGELLEME VE YAKALAMA YÖNTEMLERİ

OĞUL NEDİR?Koloni olarak yaşayan arılar yine koloniler şeklinde bölünerek çoğalır. Bu bölünme bir kısım arının, ana arıyla birlikte kovanı terk etmesiyle oluşur. Koloninin bu şekilde bölünmesine oğul çıkarma denir. Kovanı terk eden yeni koloni ise oğul arısı şeklinde isimlendirilir. Oğul mevsimi arıcının arılıkta en yoğun çalıştığı dönemlerden birisidir. Bu süre içinde kovanların kontrolü iyi yapılmalı ve günün belirli saatlerinde muhakkak arılıkta bulunmaya dikkat edilmelidir.İlkbaharda süratle çoğalan ve artık kovana sığamayan arı kolonisi oğul çıkarma hazırlıklarına başlar. Özellikle bal kaynaklarının çok olduğu ve mevsimin de müsait olduğu senelerde bu olay çok sık görülür. Oğul mevsimi genelde Mayıs ayının başından Haziran ayının ortalarına kadar devam eder. Bu dönemin başlangıcı ile bitişi iklim, hava ve coğrafi şartlara göre değişir. Nektar akımının doruğa çıktığı büyük bal toplama mevsiminin başlamasıyla oğul mevsimi de sona ermiş olur.Koloninin oğul çıkarma hazırlığına başladığının en önemli işareti kuluçkalık çerçeveleri üzerinde görülen ana arı memeleridir. Normalde her kovanda bir tane ana arı bulunur ve bu ana arı başka bir ana arı ile karşılaştığında aralarında ölümüne bir savaş başlar. Kovandaki ana arı, işçi arılar tarafından yapılan yeni ana memelerine bile tahammül edemez ve tahrip etmeye çalışır. Ama oğul mevsiminde işçi arılar yeni ana arı üretmek için peteklerin alt kısımlarında, yüksük şeklinde ana arı hücreleri yaparlar ve ana arının bu hücreleri tahrip etmesini engellerler.
Buna sinirlenen eski ana arı yumurtlamayı ve beslenmeyi bırakır. Zayıflayarak uçmaya hazır hale gelir. Havanın müsait olduğu bir gün yanına bir kısım işçi arıyı da alarak kovanı terk eder. Ana arı çevrede müsait bir ağaç dalına konar. Kendisini takip eden diğer arılar da üst üste konarak küme şeklinde bir salkım oluşturur. Salkım şeklindeki oğul arısı arıcı tarafından usulüne uygun şekilde alınarak yeni bir kovana konur.
Mevsimin müsait olduğu zamanlarda ikinci, üçüncü, hatta altıncıya kadar oğul çıkabilir. Fakat çıkan her oğul kovan nüfusunun azalması ve kovanın gücünü yitirmesi anlamına gelir. Bal verimini yüksek tutmak isteyen arıcı doğal oğul çıkışını engellemek zorundadır. Hiç değilse ilk oğuldan sonra çıkan oğullara izin vermemek gerekir. Çünkü oğul sayısı arttıkça, çıkan oğulların nüfusu azalır. En son çıkan oğullar çoğunlukla kendilerine kışın yetecek besin ve nüfus sayısına ulaşamazlar. Arıcının bu kovanlara bakması gerekir. İlk çıkan oğulun anası çiftleşmiş olduğu için döllüdür ve hemen yumurtlamaya başlar. Fakat daha sonra çıkan oğulların genç anaları çiftleşmedikleri için, doğumlarından 5 ya da 6 gün sonra döllenme uçuşuna çıkarlar.
OĞUL YAKALAMA Her ne kadar kovandan doğal oğul çıkması modern arıcılık tekniklerine aykırı olsa da, zaman zaman çeşitli nedenlerle doğal oğul çıkışı engellenemez. Oğul genellikle saat 9–12 arasında çıkar. Yazın sıcak günlerinde daha geç saatlerde çıktığı da görülür. Kovandan çıkan ilk oğullar anaları yaşlı olduğu için uzağa uçamaz, bu yüzden nispeten arılığın yakınına ve alçak yerlere konarlar. İkinci, üçüncü ve daha sonraki oğullar ise anaları genç olduğu için daha uzaklara uçma ve yükseğe konma eğilimindedirler. Hatta bazen bu oğullar hiç konmayarak doğrudan yeni yuvalarına doğru uçabilirler. Oğul çıkmaya başladığında arıların konmasını sağlamak için çeşitli yöntemler uygulanır. Teneke çalmak, iki taşı birbirine vurmak, arıların üzerine toprak atmak gibi. Bu yöntemlerin doğru olduğunu savunanlar olduğu gibi sakıncalı olduğunu iddia edenler de vardır. Bizim de uygulayıp başarılı sonuç aldığımız yöntem, çıkan arıların üzerine su serpmektir. Süpürgeyle ya da başka bir yöntemle üzerine su serpilen arılar yağmur yağdığını zannederek, kısa zamanda toplanmaya başlarlar.Çıkan arı eğer kümelenmek için bir yer bulamazsa uzaklara uçar gider. Bunu engellemek için eğer arılık ve çevresinde ağaç yoksa önlem olarak yere ağaç dalları dikmek gerekir. Oğul kümesinin alçak ve daha rahat alınabilir yerlere konmasını sağlamak için, konmasını istediğimiz yere oğul otu (melisa) ya da piyasadan alacağımız oğul kokularından sürmek faydalıdır. Oğul koymayı düşündüğümüz kovanı daha önceden hazırlamak gerekir. Arı kolonisinin sağlıklı olarak yaşayabileceği özelliklere sahip kovana temel petek takılmış çerçeveler konur. Eğer mümkünse 1-2 çerçevenin kabarmış petek olması çok iyi olur. Çerçeveler arasında 2 cm boşluk bırakılır. Bu kabarmış peteklere bal ya da şeker şerbeti sürülürse, arının kovana girmesi ve orayı yuva olarak kabul etmesi daha kolay olur. Eğer mümkün değilse oğul kokusu sürülmüş bir parça pamuk kovan içine bırakılır. Oğul çıkıp bir yere konduktan sonra zaman geçirmeden, kovana alma çalışmalarına başlamak gerekir. Çünkü belli bir zaman yerinden alınmayan arılar yeni yuvalarına doğru uçarak giderler. Oğulun konduğu yer çok güneş altıysa muhakkak üzerine temiz bir bez örtülerek gölge yapmak gerekir.Oğulun konduğu yer alçaksa kovan doğrudan arıların yanına götürülür, arılarla kovan arasına bir bez serilir, arka taraftan duman verilerek arıların bez üzerinden yürüyerek kovana girmeleri sağlanır. Arıları yönlendirmeyi kolaylaştırmak için bir kaz tüyü ya da arıcı fırçasıyla arılar kovana doğru hafifçe süpürülür. Kovandaki balın ya da balmumunun kokusunu alan arılar bir sürü gibi kovana girmeye başlarlar. Arılar bir kaç metre yükseklikte bir yere konmuşsa, yere genişçe bir bez serilir. Kovan sehpa ya da iskele gibi bir yüksekliğin üzerine konularak arıların altına getirilir. Ya da mümkünse bir kişi kovanı kaldırarak tutar. Dal sert bir silkelenir ve arıların toplu bir şekilde kovanın içine düşmeleri sağlanır.Kovan yere, bezin üzerine konur ve havada uçuşan diğer arıların da kovana girmesi beklenir. Ana arı kovana girince diğer arılar hiç nazlanmadan yeni yuvalarına girerler. Arıcı kovan etrafındaki arıların hareketlerini takip ederek ana arının girip girmediğini anlayabilir. Eğer arılar tekrar sürü halinde dalda kümelenmeye başlıyorsa buradan ana arının kovanda olmadığı anlaşılır. Bir de ana arı kovana girince, kovan etrafındaki arılar iğnelerini gökyüzüne doğru çevirip kanat çırparak vızıldamaya başlarlar. Havada uçuşan arılar bu hareketi görünce kovana girmeye başlarlar. Oğulun konduğu yer yüksekte bir ağaç dalı ise, sakıncası yoksa arıları sarsmadan dal yavaşça kesilir. Kovanın önüne genişçe bir bez serilir, bezin bir kenarı kovan giriş tahtasının üzerine doğru konur. Dal yavaşça bezin üzerine silkinir ve bezin üzerine bırakılır. Arılar sürü şeklinde kovana girmeye başlarlar.
Dal kesilemeyecek şekildeyse, uzunca bir sırığın ucuna bir teneke ya da oğul torbası bağlanır. Tenekenin içine bir parça ballı petek yerleştirilir. Teneke uzatılarak arıların altına getirilir, başka bir sırığın yardımıyla ya da merdivenle ağaca çıkarak, dal kuvvetlice silkinir. Teneke veya oğul torbası aşağı indirilerek kovana boşaltılır. Arıların hepsi alınamadıysa bu hareket bir kaç kere tekrarlanır. Anaarının kovana girdiği anlaşılınca kovanın üzeri kapatılır.
Bir başka pratik oğul yakalama yöntemi ise şudur: Eski bir sapsız sepet oğulun üzerine dikkatlice konur, alttan yavaş yavaş duman verilir. Arılar genellikle kapalı ve karanlık yerlere girme eğiliminde olduklarından üstlerine konmuş olan sepetin içinde toplanırlar. Bütün arılar sepete girdikten sonra fazla sarsmamaya dikkat edilerek, sepetin üzeri kapatılır ve arılar yeni kovanlarına konur. Bu yöntem özellikle arılıktan çok uzak mesafeye konmuş olan oğulları yakalayıp geri getirmek için pratiktir.Arılar kovandan oğula çıkarken kursaklarını balla doldururlar, bu yüzden oğul arıları sakindir ve kolay kolay sokmaz. Bu sayede arıcı rahat rahat çalışabilir. Oğul yerleştirilen kovan daimi yerine konur ve mümkünse üzeri örtülerek serin kalması sağlanır. Ertesi gün çıtaların arası normal durumlarına getirilir. Arıların zapt etmediği çerçeveler alınarak kovan bölme tahtasıyla bölünür.
OĞUL ENGELLEME YÖNTEMLERİ Bir arı kolonisinin oğul çıkarma arzusunun nedenleri bilinirse, bunu engellemenin yöntemleri de kendiliğinden ortaya çıkar. Bu nedenler kısaca şunlardır:
1) Arı nüfusu kovan içinde çok sıkıştığı zaman oğul çıkararak bu sıkışıklıktan kurtulmak ister. İçerideki sıkışıklığın en büyük göstergesi ise özellikle günün sıcak saatlerinde arıların uçma tahtasının üzerinden aşağıya salkımlar oluşturarak sarkmalarıdır. Bu o kovanın oğul çıkarma eğiliminin ilk işaretidir.
2) Kovan içi havalandırma çok iyi değilse ya da kovan kızgın güneş altında bulunuyorsa arılar içeride bunalır ve oğul çıkarma eğilimine girer.
3) Ana arının yumurtlama alanlarının bitmesi. Ana arı petekler üzerinde yumurtlayacak boş hücre bulamıyorsa kovan yine oğul eğilimine girer.
4) Oğul çıkarma eğilimi o arı ırkının kalıtımsal bir özelliği olabilir. Bu tür bir özelliği olan arı ırkı kolayca oğul çıkarma eğilimine girer.Arı kolonisinin oğul çıkarma eğilimini engellemek için alınması gerekli önlemler ise şunlardır:
1) İlkbaharda hızlı kuluçka faaliyeti sonucunda nüfus iyice arttığı için, arılar kuluçkalıkta sıkışmadan ballıkların konulması gerekir.
2) Havaların iyice ısınmasıyla birlikte arıların kovana rahatça girip çıkmalarını sağlamak ve kovan içi havalandırmaya yardımcı olmak için, kovan giriş delikleri sonuna kadar açık hale getirilir. Kovan kızgın güneş altında bırakılmaz gölge altına koymak mümkün değilse, üzeri dal, çalı, ot vesaire ile örtülür.
3) Çok hızlı gelişen ve oğul çıkarma eğilimine gireceği anlaşılan kovanlardan kapalı gözlü yavrulu çerçevelerden alınarak zayıf kovanlara verilir, böylece koloninin çok hızlı gelişmesi yavaşlatılmış olur.
4) Ana arıya yumurtlayacak boş alan sağlanır. Eğer kuluçkalıktaki çerçeveler aşırı yavru ya da aşırı bal depolama yüzünden bloke olmuşsa, bunlar alınarak yerine boş çerçeveler konur. Böylece ana arının rahatlıkla yumurtalarını bırakacağı alanlar sağlanmış olur. Eğer çerçeveler bal yüzünden bloke olmuşsa, bunların yerine kabartılmış petekli çerçeve koymamak gerekir. Çünkü arılar bu çerçeveleri de hemen bal ile doldurarak ana arının yumurtlamasına imkan vermezler. Kılavuz petekli çerçeve takılırsa, petekler kabartıldıkça ana arı yumurtasını koyma imkanı bulur.Ana arıya bol yumurtlama alanı açmak için kuluçkalıktaki üzeri sırlanmış yavru gözlü çerçevelerden 4–5 tanesi alınarak yerine kılavuz petek takılmış çerçeve konur. Yavrulu petekler ise ballığın ortasına yerleştirilir. Böylece kuluçkalıkta ana arıya yumurtlayacak geniş bir alan yaratılmış olur. Eğer kuluçkalıkla ballık arasına ana ızgarası konursa ana arı üst kata çıkıp yumurtlayamayacağı için, kapalı gözlerden yavrular çıkmaya başladıktan sonra arılar üst kattaki boş peteklere hemen bal doldurmaya başlar.
5) Kuluçkalıktaki çerçeveler haftada bir kontrol edilerek varsa ana arı yüksükleri imha edilir. Ana arı yüksüklerinin yapılmış olması kovanın illaki oğul çıkaracağı anlamına gelmez. Bu yüzden içinde yumurta bulunmayan hücreleri bozmak için zaman harcanmamalıdır. Eğer bu yüksüklerin içine yumurta ve arı sütü bırakılmışsa bu oğul hazırlığının en önemli işaretidir.Bu yüksükleri imha ederken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi de, kapalı olup olmadıklarıdır. Henüz kapatılmamış üzeri açık olan yüksükler rahatlıkla imha edilebilir. Fakat eğer kapalı ana arı yüksüğü varsa bu o kovanın oğul çıkardığı anlamına gelir. Bu yüzden bütün yüksükleri imha etmek o kovanı ana arısız bırakmak demektir. Kapalı yüksükler görüldüğünde bunlardan 1-2 tanesini seçerek bozmadan bırakmak gerekir. İri, gösterişli ve üzeri pütürlü olan ana memeleri tercih edilmelidir.
Oğul vermek amacıyla yapılan ana arı yüksüklerinin sayısı genelde 10–15 kadardır. Ana arıyı değiştirmek için yapılan yüksükler ise 2–4 tane civarındadır. Oğul için yapılan yüksükler, ana arıdan gizlemek için çerçevelerin dip taraflarında, gizli köşelerinde bulunur. Ana arıyı değiştirme amacıyla yapılan yüksükler ise çerçevenin ortasında, kuluçkanın bol olduğu alanlarda yer alır.
İlk çıkan oğulun hangi kovandan çıktığı görüldüyse, diğer oğulları engellemenin en pratik bir yolu da şudur: Ana kovan yerinden kaldırılıp arılıkta başka bir yere taşınarak, oğul arısı ana kovanın yerine konur. Böylece dışarıdaki tarlacı arılar da oğul kovana dâhil olarak koloniyi çok güçlü bir hale getirirler. Tarlacı arılarını kaybettiği için nüfusu iyice azalan ana kovan ise oğul çıkarmaktan vazgeçer.
6) Bazı arılar ırk özelliklerinden dolayı oğul çıkarmaya daha kolay eğilim gösterirler. Bu yüzden oğul eğilimi daha düşük olan ırklarla çalışmak gerekir. Her arıcı kendi arılığındaki oğul çıkarma eğilimi düşük olan kovanları belirlemeli ve bu kovanlardan ürettiği ana arıları diğer kovanlara vererek, kendi arılarının oğul çıkarma eğilimini en düşük seviyeye getirmelidir. Oğul çıkarma eğilimi yüksek kovanların ana arıları ve erkek arıları fırsat buldukça imha edilmelidir.
7) Hızla gelişen kolonilerden suni oğul almak doğal oğul çıkışını engelleyen en önemli uygulamalardan bir tanesidir.
SUNİ OĞUL ALMA Oğul mevsimi yaklaştığında, doğal oğul çıkışını beklemeden arıcı tarafından alınan oğula suni oğul denir. Suni oğul iki nedenden dolayı alınır. Birincisi büyük oğul mevsiminde hızla gelişen kovanın gelişme hızını azaltarak doğal oğulun çıkışını engellemek için. İkincisi ise kovan sayısını artırmak için. Sebebi ne olursa olsun, suni oğullar iyi huylu, çalışkan, sokucu olmayan, kolayca oğula meyletmeyen ve diğer üstün niteliklere sahip kovanlardan alınmalıdır. Suni oğulun doğal oğula göre en büyük avantajı, oğul alma zamanına arıcının kendisinin karar vermesidir. Doğal çıkan oğul arısının zamanı önceden kestirilemez ve bazen arıcı arılıkta değilse bu arı kaçar gider. Ya da çok yüksek bir yere konan doğal oğulu almak için saatlerce uğraşmak gerekebilir. Suni oğulu artık soğukların bittiği ve doğal oğul mevsimine yaklaşık 15–20 gün kaldığı zamanlarda alırsak en verimli sonucu elde ederiz. Suni oğul alınmış kovanların beslenmesine özel bir önem vermek gerekir. Genel olarak suni oğul alma uygulamasında iki ana yöntem vardır:
1) Bölme Oğul: Bölme oğulda bir arı kovanın gücü ikiye bölünür. Oğul mevsiminin yaklaştığı günlerde üstün ırk özelliklerine sahip olan ve kuluçkalığı iyice dolmuş bir kovandan suni oğul alımına gidilir. Sıcak bir günde ikindiye doğru kovan açılarak, yavrulu, ballı ve polenli çerçevelerden 4–5 tanesi oğul olarak bölünecek kovana arılarıyla birlikte konur. Bu şekilde suni oğul alındığı zaman ana arı ya ana kovanda, ya da oğul olarak ayrılan kovanda kalır. Bu sırada arıcının ananın hangi kovanda kaldığına dikkat etmesi ve anasız kalan kovanın bir an önce anaya kavuşturulması çalışmalarına başlaması gerekir. Anasız olan kovan eğer uygun yumurta ve larvalar varsa kısa zamanda ana memelerini yaparak yeni anaya sahip olur. Eğer elde varsa yedek ana arı verilebilir ya da başka bir kovandan ana arı memesi kesilerek anasız kovana verilebilir. İyi beslenirse bölünen her iki kovan da kısa zamanda gelişir.
2) Devşirme Oğul: Bu uygulama da ise birden fazla kovandan alınan arı ve peteklerle yeni bir kovan yapılır. Bu yöntemin avantajı az sayıda çerçeve alındığı için anaç kovanı zayıflatmayışıdır. Devşirme oğul iki veya daha fazla sayıdaki kovandan alınabilir. Çeşitli yöntemlerle devşirme oğul alınabilir:
a) İki veya daha fazla kovandan birer ikişer ballı, polenli, yavrulu ve arılı çerçeveler alınarak boş bir kovana konur. Arı birleştirme esansı kullanılarak arıların kavga etmeleri önlenir. Bu uygulamada ana arının ana kovanda kalmasına dikkat etmek gerekir. Yeni kovana bilinen usullerle yeni ana arı verilir.
b) Bir kovandan 4-5 yavrulu petek alınır fakat üzerindeki arılar silkinir. Petekler boş bir kovana yerleştirilir. İkinci ana kovan başka bir yere götürülür ve onun yerine içine petekleri koyduğumuz yeni kovan konur. Böylece anaç kovanın dışarıda çalışmaya giden arıları yeni kovanda çalışmaya başlarlar. Bu yöntemde ana arının yanlışlıkla oğula verilmesi ihtimali yoktur. Bu yöntemde yavrular bir kovandan, arılar başka bir kovandan alınmış olur. Bilinen yöntemlerle kısa sürede ana arı vermek gerekir.
c) Boş kovana suni petek takılmış çerçeveler konur. Anaç kovan yerinden kaldırılır ve yerine boş kovan konur. 4-5 çerçeve arı ana arıyla birlikte yeni kovana silkinir. Yer değiştirildiği için ana kovanın dışarıdaki işçi arıları da oğul kovana tabi olurlar. Ana kovana kısa sürede ana arı verilir ayrıca oğul arıyı da güzelce beslemek gerekir.

21 02 2007

FORMİK ASİT HAZIRLAMA

Detaylı bilgi.http://www.halilbilen.blogspot.com/

ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMLERİ


ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMLERİ:
Bal arıları, kovan içi ve dışında gelişen ve kendilerini zorlayan koşulların etkisi ile doğal olarak ana arı yüksükleri yaparak yeni ana veya ana arıları yetiştirirler.Ana arı üretiminde çeşitli nedenlerle yaptıkları bu yüksükler kullanılabileceği gibi, koloniler doğal yüksük yapmaya zorlanabilir.Teknik arıcılıkta arzu edilmemesine rağmen halen ülkemizde koloniler ana arı ihtiyacını tamamen bu yolla karşılamaktadırlar.

DOĞAL YOLLA ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMi:
Ana arısını çeşitli nedenlerle kaybetmiş koloni, yeni bir ana arı üretebilir. Eğer koloni ana arısını yeni kaybetmişse işçi arılar larvaların bulunduğu petek gözünden bir veya bir kaçını genişleterek örmeye başlarlar.16 gün sonra bu gözlerden ana arı yetişerek çıkar.Arıcı bunlardan yararlanarak ana arıları değiştirir.
Bir kovanın en önemli farkı ana arıdır. Ana arı genç, sağlıklı, iyi çiftleşmiş ve üstün vasıflı olması arıcılıkta ve her çeşit arı ürünü üretiminin de artmasında en önemli etkendir.Ana arı üretimi ve satışı özel bir arıcılık dalı olarak geliştirilmektedir.
Ana arısı kaybolan koloniler derhal yeni bir ana arı yapmazlarsa veya yapıldığı halde başarısızlıkla sonuçlanırsa kovanda yeni bir larva bulunmadığından ikinci bir üretim söz konusu olmaz ve koloni gücünü kaybederek kısa sürede söner.
Böyle durumlarda üreticilerce yumurtalı çerçevelerin verilmesi ile ana arı üretimi yeniden başlatılabilir.Ancak gerek larva döneminde ve gerekse yetiştikten sonra ana arının beslenmesini sağlayan arı sütünün salgılanması için 15 günden az yaşamış genç işçi arıların bulunması gerekir.
Ana arısı verimsiz veya sakat olan kolonilerde ana arı üretimi gerekli faktörler bulunduğu için daha kolay yürütülen bir işlemdir.Ana arı üretimi gerçekleştikten sonra eski ana arı bir grup arı ile kovanı terk eder. Buna baş oğul denir.Koloninin zayıf kaldığı durumlarda ise oğul vermeye izin verilmez ve ana arı öldürülür.Arı yetiştiricileri kendi gereksinimlerini karşılamak amacıyla koloninin doğal ana arı üretme özelliğinden yararlanarak küçük çapta bir ana arı yetiştiriciliği uygularlar.Genel olarak uygulamada güçlü bir koloninin ana arısı alınır ve kovanda ana arı yüksükleri yaptırılır.Krizalit dönemine geçişten sonra çerçevelerden kesilen bu yüksükler ya doğrudan anasız kovanlara veya çiftleştirme kovanlarının her birine birer yüksük olmak üzere yapıştırılır.

YUMURTALI ÇERÇEVE VERMEK:
Petek gözlerinde günlük yumurta bulunan bir çerçeve anasız kovana verilerek, anasız kovan analandırılır. Bu şekilde verilen petekler işçi arılar tarafından birkaç tane işçi arı gözü çevrilir ve ana arı verilir.
Bu yolla analandırmada çerçeve verildikten sonra koloniye şurupla veya çiçekle beslemek ve de fazla rahatsız etmemek gerekir. Çerçeveyi arılığın en çalışkan, kuvvetli ve genç anaya sahip kovanından almak, çok iyi sonuç verir.Bu verilen yumurtaların 24 saati geçmemesi gerekir.Arıya yardım olsun diye bazı petek gözlerinin etrafını açmak ana arı memesi yapmasını kolaylaştırır.Bu şekilde elde edilecek arıların meydana gelecek işçi arı neslinin, nektar veya polen toplamaya başlaması için 65 günlük bir süre gerektiği unutulmamalıdır.

ANA ARI GÖZÜ VERMEK:
Bu yöntemle daha kısa sürede analandırılabilir.Kapalı ana arı gözü derince bir petek parçası ile birlikte keskin bir bıçakla petek üzerinden kesilir.Bu göz derhal anasız koloninin çerçevelerinin orta kısmına, üst tarafa gelecek şekilde yapıştırılır. Şuruplama yapılır ve koloni fazla rahatsız edilmez.Gözler kesilerek veya çerçeveyle verilir. Kesilecek gözleri seçerken, irice ve ana arısı yakında çıkacak durumda olanların seçilmesine özen gösterilmelidir.Gözlerin uç kısmı koyu kahverengi veya kırmızımtırak renkte olması gözlerden çıkacağını gösteriyor.Koloniyi analandırmak için iki çeşit yöntem vardır.Bunlar; 1.Oğul vermek için hazırlanmış gözler. 2.Ana arı yenilemek için hazırlanmış gözler. 3.Anasız kolonilerden yapılan yüksüklerden yararlanma.

OĞUL VERMEK İÇİN HAZIRLANMIŞ GÖZLERDEN YARARLANMA:
Koloninin çoğalma içgüdüsü oluşturduğu, ana arının gözleri çıkışa birkaç gün kala diplerinden kesilerek bulundukları çerçeveden alınırlar.Bunların her biri analandırılacak kolonilere verilir.Kesilen gözler yavrulu çerçeveler üzerinde sırlanmış ya da sırlanması yakın olan yavru gözleri üzerine tutulması, ananın kabul ihtimalini arttırır.Oğul verme mevsiminde, oğul vermeye hazırlanan koloninin yoğunluğu ve yavru miktarı çok yüksektir.Bu koloniler bol miktarda nektar ve polen taşımaktadırlar.Oğul döneminde koşullar genellikle çok fazla miktarda arısütü üretimine uygun olduğu için ana arı olarak yetişerek larva çıkıştan itibaren yeterli bir beslenmeye alınırlar.Koloniye verildikten sonra çıkışını terkibinden döllenmeye ve yumurtlamaya başlayıncaya kadar takip edilir.

KOLONİ ANASINI YENİLEMEK İÇİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU GÖZLERDEN YARARLANMA:
Arılar doğal olarak yaşlanan ana arılarını yenilemek için kovanda ana arı memeleri yaparlar. Bunlar oğul vermek üzere yapılan memelerden kolaylıkla ayırt edilir.Çünkü,oğul vermek üzere oluşturulan memeler petek üzerine uzanmış olup, sayıları 1,30 kadardır.Ana yenilemek için yapılmış olan memeler ise petek kenarlarında yer almakta olup 1-5 kadardır. Ana yenilememeleri kovandan çıkarılması, koloninin sık sık ana arı memesi yapmasına neden olur. Bu aktivite, koloni yeter kuvvete, kaldığı sürece, yeni ana yumurtlayıncaya kadar sürer. Eğer koloni kuvvetli ve polen, nektar durumu elverişli ise, bir koloniden, bir kaç günde olgunlaşmış ana arı gözü alınabilir. Bütün gözleri çıkartacak olursak koloni, yeni ana gözü yapmaya devam eder. Yaşlı ana bu gözleri imha etmez. Yeni çıkmış ana bütün gözleri gözden çıktıktan sonra imha eder. Ana arı gözünün yapımında belli bir gün sonra gözden çıkmaya başlar. İlk çıkan ana diğer anaların çıkmasına izin vermez. Bunun için ilk olan gözler alınarak diğer gözlerin çıkmasına izin verir.

ANASIZ KOLONİLERDE YAPILAN YÜKSÜKLERDEN YARARLANMA:
Ölüm veya kaybolma gibi çeşitli nedenlerle bazen bir koloni anasız kalabilir.Ayrıca verimsiz, yaşlı veya sakat bir ana arı arıcı tarafından alınarak anasız bırakılır.Ya da anasız yapay oğullar oluşturulur.Arılar anasız olduklarını anlar anlamaz mevcut arı gözlerindeki yavrulardan veya larvalardan yararlanarak ana arı yüksükleri üretirler.Veya genç larvalı transfer yapılır, petekler verilir.
Ana arı üretmek için doğal yüksüklerin kullanılması yetiştirici kolonilerin uzun bir süre anasız kalmalarına yol açar.Ana arı üretimi kontrollü yapılmalıdır.

KOVANDA ANA ARI HÜCRELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ:
KOVANDA DOĞAL ANA ARI HÜCRELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ:

Ana arının salgı bezlerinden salgıladığı ana arı feromonu denilen ve yeni bir ana arının üretilmesini önleyen maddeye rağmen kovanda bazı işçi arılar ana arı hücresi yaparlar.Bu olay, ana arının sindirme ve kontrol çalışmalarının koloni fonksiyonları üzerindeki önemli etkiye sahip olmasına rağmen işçi arıların bireysel girişimleri ile ile ana arı yetiştirmek amacıyla seçtikleri larvaları özel beslemeleri olayıdır.Kontrol etkisine sahip salgı,ana arının diğer fizyolojik fonksiyonları ile bir korelasyon halinde etkisini gösterir.İşçi arıların ana arı yapma isteği kısa süreler dışında tamamen bastırılarak yok edilemez.Dolayısıyla ana arı hücresi yapımı beklenilmeyen durum değildir.
Doğal olarak kolonide ana arı hücresi geliştirildiği 3 hal durumunda görülür:Oğul mevsiminde oğul verme isteği hali;veya herhangi bir nedenle ana arının kaybı ve ana arının başarısızlığa uğraması halleridir.Bunlar:Oğul içgüdüsü(1);Ana arı değiştirme iç güdüsü(2);ve acil ihtiyaç veya yaşamsal içgüdü(3)dür.

OĞUL İÇGÜDÜSÜ:
Ana arının fonksiyonları çok iyi olduğu halde, koloni populasyonunun çok artması canlı materyalin kontrolünde bazı aksamalara yol açar. Koloni populasyonunda ki bu artış, oğul verme içgüdüsünün harekete geçmesiyle oğul mevsimi boyunca peteklerin alt kenarlarında ana arı hücresi yapılarak geliştirilmesine neden olur.
Ana arı hücrelerinin yapılmasında, ana arının yaşlı olması ve oğul verme içgüdüsü hazırlayıcı nedenlerdir.Oğul mevsiminde ana arı temel yüksüğü şeklinde geliştirilen oluşumlara yaşlı ana arıların yumurta bıraktığıda görülebilir.Kısa süre sonra bu temeller üzerinde ana arı hücrelerinin şekillendiği ve büyütüldüğü bilinir.Oğul mevsiminde geliştirilen ana arı hücrelerinin sayısı koloninin gücüne ve soy karakterine göre değişir.

ANA ARI DEĞİŞTİRME İÇGÜDÜSÜ:
Ana arının yaşlanmasını, fizyolojik fonksiyonlarının zayıflamaya başlaması veya ana arının hafifçe yaralanması gibi bir nedenle strese girmesi halinde; kolonide ana arıyı değiştirme yönünde faaliyet başlar. Ana arıyı değiştirmek amacıyla geliştirilen ana arı hücreleinin sayısı oğul verme içgüdüsüyle yapılan hücrelerden daha azdır.Hücrelerin geliştirildiği yerler bakımından da farklılıklar vardır.Oğul verme amacıyla peteğin alt kenarlarında ve çok sayıda hücre geliştirildiği halde ana arı değiştirilmek üzere geliştirilen hücreler daha az sayıda ve peteğin genellikle yan yüzlerindedir.

ACİL İHTİYAÇ İÇGÜDÜSÜ:
Yaşamsal içgüdü ile arılar, ana arının kaybı veya sakatlanması hallerinde acil ihtiyaçtan ana arı hücreleri geliştirirler.Kontrol mekanizmasının gerektiği gibi yapılmadığı bazı kovanlarda veya ana arının yerinin değiştirildiği kovanlarda arıların içgüdüsel olarak ana arı hücreleri geliştirdiği görülür. Bu acil ihtiyaç hücreleri için önceden bir hazırlık olmaması nedeniyle daha çok peteğin yan yüzlerinde bulunan genç larvalardan ana arı hücreleri geliştirilir.Larva etrafındaki petek gözü genişletilerek hücre temeli oluşturulur, larva özel beslemeye alınır ve ana arı yetiştirilir.Hemen hemen bütün arcıların uyguladığı, ilkbaharda 8-10 çerçeveye gelmiş kolonileri iki veya üçe bölerek arı çoğaltma yoluna başvurmaları ve yapılan bu ana arısız bölmelerin kendi başına ana arılar geliştirmesi, koloninin acil ihtiyaç içgüdüsü ile ana arı hücresi geliştirmesine bir örnek teşkil eder.

DOĞAL OLARAK YETİŞEN ANA ARILARIN KALİTESİ:
Doğal oğul verme eğilimi sonucu geliştirilen hücrelerden çıkan ana arılar çok iyi kalitelidir. Çünkü koloni populasyonu çoğalarak doğrudan bu konuda üretim çabasına girmiştir. Ayrıca oğul mevsiminde erkek arılar çoğalmış; polen ve nektar akışı bol, oğul vermek için genel şartlar çok uygun haldedir. Buna rağmen doğal olarak ana arı yetiştirme, istenmeyen bir yöntemdir. Çünkü bu yolla yetiştirilen ana arıların kullanılması ilerde oluşan kolonilerde oğul verme eğiliminin artmasına neden olmaktadır. Oğul verme eğilimi artan koloniler yeteri kadar güçlenmeden oğul verme hazırlığına başlamaktadır. Ayrıca doğal olarak ana arıların yetişme sürecinde kolonide ana arının yumurtlamayı kesmesi sonucu çoğalmanın durması ve ürün kayıplarına neden olmaktadır.
Doğal içgüdüsel olarak veya ana arı değiştirme amacına yönelik olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılarda kolonide önceden tasarlanması nedeniyle iyi kalitelidir. Bunun yanında koloninin içine düştüğü bir olumsuz koşuldan kurtulmak için acil ihtiyaçtan çok değişik yaşlardaki larvalarda geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar ise kalitesizdir.
Ana aırnın kaybedilmesi, yerinin değiştirilmesi veya kazaya uğraması gibi acil hallerde doğal olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar iyi kalitede değildir. Çünkü bu hücrelerin geliştirilmesinde başlangıç materyali olan larvalar çok değişik yaşlardadır. Bunun iyi bilinmesi sonucu arıların büyük bir bölümü bu yolla yetişen ana arıları kullanmaktadır. Bu durumda çok değişik yaşlardan larvalar ana arı olmak üzere beslemeye alınarak ana arı hücreleri geliştirilmektedir. Bu yolla yetişen ana arılar kesinlikle kullanılmamalıdır.

SELEKSİYON VE DAMIZLIK SEÇİMİ:
Planlı bir ana arı yetiştirme programında ana arılar, kesinlikle yeni yetişen ana arıların yumurta ve larvalarından üretilmemelidir. Ana arı kovanın anasıdır ve sahip olduğu kalıtsal özelliklerini kolonisine aktarır.Çiftleşme sırasında erkek arılardan kazandığı özellikleride kendi özellikleri ile kombine ederek işçi arılara verir. Bir bütün olarak koloninin performansı, ana arısı ile çiftleştiği erkek arıların genetik yapısına bağlıdır.
İşçi arıların kalıtsal özellikleri arıcıya koloninin değeri olarak yansır.Kendi ana arısını doğal olarak üreten arıcının üretim programında, yeniden analandıracağı kovanlar için ürün üretme potansiyeli yüksek olan kovanlardan ana arı yetiştirmek olmalıdır. Ana arı üretim materyalinde ekstradan küçük bir seleksiyon yapmak meydana gelecek yeni kolonilerin performansında çok şey kazandıracaktır.
Kolonilerine verim kayıtlarına sahip arıcı bu seleksiyonu ustalıkla yapar. Arıcılar genelde bal verimi ile ilgilenirler. Bal verimi kolayca tespit edilebilir. Fakat bunun yanında gerçek anlamda damızlık seçiminde ölçülebilen ana arının yumurtlama kapasitesi, işçi arıların ömür uzunluğu, koloni çalışkanlığı oğul verme eğilimi, hastalıklara dayanıklılık, hırçınlık ve depo besinini ekonomik kullanma gibi özelliklere de bakmak gerekir.
Bal verimine göre, her yıl %5-10 kadar koloni seçerek gelecek yılın damızlıkları oluşturur. Böylece birkaç yılda oluşturulan genetik tabandan daha detaylı kayıtlara baş vurularak ana arının yetiştirileceği ve erkek arı kaynağını teşkil edecek materyal seçilebilir.
Damızlıklar, hızlı çoğalan, çalışkan, hırçın olmayan ve bal verimi yüksek olan kovanlardan seçilir. Bunların ana arıları yumurta ve larva kaynağını oluşturur. Damızlık ana arı iki ana arı ızgarası arasında hazırlanan yumurtlama yuvasında kabartılmış bir petek hesap edilir. Ana arının 24 saat bu peteğe yumurtlaması sağlanır.Sonra dışa alınan petekte üç gün sonra arı yetiştirmeye uygun bir günlük larvalar hazır olur. Yerine başka bir petek verilir. Bu şekilde üretim süreci devam ettirilir.
Koloninin bal veriminde ana arı kadar onun çiftleştiği erkek arılarında rolü çok büyüktür. Bu nedenle ana arı üretiminde damızlık erkek arı üretim kovanlarının seçimi de önemlidir. Ana arı üretim programının başlama tarihinden 15 gün kadar önce damızlık erkek arı üretim kovanları da damızlık seçimi esaslarına göre seçilmelidir. Bu kolonilerin ürettiği erkek arı miktarını arttırmak için bal özü veya erkek arı gözü dediğimiz geniş hücrelere sahip petekler verilerek ana arıların dölsüz yumurta yumurtlaması sağlanır. Erkek arı üretimine uygun hazır peteklerin bulunmaması halinde kovanlara yarım temel petek geçirilmiş çerçeveler verilir.Bu temel peteklerin alt kısmı arılar tarafından doğal geniş gözlü petek halinde tamamlanır ve bunlara ana arılar dölsüz yumurta bırakır. Bu yolla büyük miktarda erkek üretmiş olan damızlık kovanlar ana arı çiftleşme alanlarına yerleştirilir. Ana arıların seçilmiş damızlık erkek arılarla çiftleşmesi sağlanır.
Nitelikli ana arı yetiştirmenin ilk koşulu uygun damızlık materyalinin seçimidir. Ana arı yetiştirilmek üzere kullanılacak damızlık materyalinin alınacağı koloni ya da koloniler üretiminde en az bir yılını doldurmuş ve üzerinde durulacak özellikler bakımından aynı koşullarda tutulan diğer kolonilere göre üstünlüğü kanıtlanmış olmalıdır. Damızlık seçiminde bal verimi, yumurta hızı, kuluçka alanı, petek işleri, uçuş etkinliği, yaşama gücü ve fizyolojik olarak vücut büyüklüğü, renk, dil uzunluğu, kıl örtüsü gibi morfolojik olarak da hırçınlık, yağmacılık eğilimi, oğul eğilimi, propolis toplama gibi bir takım özellikler dikkate alınır. Yukarıdaki esaslar dikkate alınarak damızlık kolonilerden ana arı üretiminde kullanılacak yumurta ve genç larva sağlanabilir. Döllenmede damızlık için erkek arılar da seçilmelidir. Ekonomik değer taşıyan ırklar içinde Kafkas, Karniyol, İtalyan esmer arılardır. Bu ırklardan Kafkas ve Karniol arıları siyah italyan arısı sarı Kafkas ve Karniol sakin İtalyan arısı hırçındır.Kafkas arısı fazla propolis taşır.
Kafkas, İtalyan ve Karniol arıları damızlık olarak seçilmiş ve seleksiyon çalışmalarına alınarak her ırkın bilinen karakterleri açısından stabil (ileri generasyonda açılma göstermeyen) nesiller edilmiştir.

ANA ARI ÜRETİM MEVSİMİ:
Ana arı yetiştirmeye erken ilkbaharda erkek arı üretiminin başladığı çevrede bol çiçeklenme olduğu ve koloni populasyonunu genişletmeye başladığı zaman çvreye bol çiçeklenme olduğu zaman başlanabilir. Bu şartlarda ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişir. Genel olarak subtropik bölgelerde şubat sonu ve mart başında ılıman bölgelerde ise Nisan-Mayıs aylarında başlanabileceği söylenir. ana arı üretim mevsiminde bakire ana arının yeterli sayıda erkek arı çiftleşmesinin garanti etmek için yörede yeterli miktarda erkek arı bulunmalıdır. Koloniler, bölgeden bölgeye değişen oğul verme periyodundan doğal ana arı gözleri yapma ve ana arı yenileme eğilimi gösterir. Ana arı üretimi ancak erkek arı üretminin durmasından önce yapılır. Subtropik bölgede Mart ayında Eylül ayına kadar yetiştirilir. Ana arı yetiştirme yöressinde en az 3.000-5.000 erkek arı olmalıdır. Çiftleşme alanında erkek arı sayısı yeterli olmadığı zaman ya ana arı üretimine son verilmeli veya erkek arı üretimini arttırmak için bazı çareler aranmalıdır. Ana arı üretim mevsiminde yörede bol miktarda polen ve nektar üreten bitkiler bulunmalıdır.
Çok değişik ana arı yetiştirme yöntemleri vardır. Ancak pratikte bu yöntemde sadece bir kaç tanesi kullanılmalıdır; Kaliteli ana arı yetiştirilmesi sağlanmalı uygulaması kolay ve verimli olmalıdır. Arıcı iyi çalışkan tekniği kullanmalıdır. Arı kontrolü olarak suni yolla üretimde esas; damızlık ailelerin seçiminden sonra bunlardan elde edilecek larvaların içlerinde bulundurdukları petek ile birlikte veya doğrudan doğruya alınıp ana arı memelerini aşılamak ana arısız bırakılmış yetiştirici ailelere vermektir.
BU sistem daha önce hazırlanmış ana arı gözlerinden bakılıp beslenen analar gelişimlerini tamamladıktan sonra çiftleşme kovanlarına nakledilirler. Çiftleşme uçuşu ile doğal olarak veya suni tohumlama ile yapay olarak döllenen analar satış için muhafaza edilirler.

BASİT ANA ARI YETİŞTİRME METODLARI:
Ana arı yetiştirmenin planlanması ve uygulanmasındaki birinci aşama; Arıların ana arı yetiştirme dürtüsünün başlama şartını yapay olarak meydana getirmektir. Sonra arıcı başarılı olmak için bütün uygulamaları kontrol altında tutmalıdır.

DEMAREE METODU:
Arıcılığı hobi olarak yapanların veya küçük arıcıların kolayca uygulayacağı bir metotdur. Metodun esası, Demaree oğul kotrol yönteminde oluşan ana arı hücrelerinin ana yetiştirmede kullanılmasıdır. Bu metodun uygulanması en az 10 çerçeveye gelmiş ve oğul vermek amacıyla ana arı hücreleri geliştirme hazırlığına başlamış kovanlarda uygulanır. Demaree metodunda ana yumurtalı ve genç larvalı bir petek ile kovanın kuluçkalık katında sol kenara konur. Yanına 9 adet boş petek veya temel petek gerilmiş çerçeve konur. Kuluçkalık üzerine ana arı ızgarası ve ballık katı yerleştirilir. 9 adet yavrulu petek ballık katına yerleştirilerek şurup ile beslenmeye alınır. Arılar ballık katında anasızlık hissiyle ana arı hücreleri geliştirmek üzere hemen faaliyete başlar.
Geliştirlen ana arı hücreleri çok iyi kalitelidir. Normalde burada oluşan ana arı hücreleri kesilerek atılmak suretiyle oğul kontrol yöntemi olarak kullanılır. Ancak ana arı yakın bir zamanda tek tek kesilerek hazırlanan ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.

TEKNİK ANA ARI YETİŞTİRME METODLARI:
Geniş kapsamlı teknik ana arı yetiştirme metodları, ticari amaçla çok fazla sayıda ana arı yetiştirme operasyonlarıdır. Ticari ana arı yetiştirme de Demaree metoduna göre daha karmaşık ve daha fazla canlı arı materyaline sahip olmayı gerektiren ve çok daha etkili metodlar kullanılır.
Bu uygulamalarda birinci aşama özel ekipmanlarla yeterli miktarda ana arı hücresi elde edilmsidir. Bu sonuca değişik araştırıcılar tarafından geliştirilen ve araştırıcı isimleriyle anılan metodlar ile ulaşılır. Bütün bu metodlarla işe damızlık ana arının seçimi ve ana arının yavru alanının ortsında hazırlanan özel yerde, istenilen peteğe, miktarda istenilen yumurta bırakmasıyla başlanılır.

ALLEY METODU:
Metod Alley tarafından geliştirildiği için onun adını almıştır. Seçilen damızlık kovanı yumrtlama yerine kılavuz petek geçirilmiş kabartılmış petekli bir çerçeve verilerek ana arının yumurtlaması sağlanır. Damızlık ana arı tarafından yumurtlanmış ve uygun yaşta larva içeren petekten seçilen larvalar petekten bir hücre genişliğinde şeritler halinde kesilir. Kesilen şeritlerdeki larvalar 18-20 saat yaşlıdır ve hücre duvarı açıklığı 5,2 mm. civarında olan işçi arı hücre kılavuz petekle üzerinde yar almıştır. İkinci aşama bu şeritleri normal çerçeve içine monte edilmiş ekseni etrafında dönebilen çıtalar üzerine yapıştırılarak her üç larvadan ikisinin alınmasıdır.
Metodun uygulanmasından sonraki aşama, şeritler halinde kesilen bu petek parçaların hücre kaidesi çıtalar üzerinde hücrelerin geliştirileceği yüzlerin aşağıya bakacağı konumda özel hazırlanmış ana arı üretim kovanında orjinal ana arı hücreleri geliştirilir. Bu metod istenilen yumurtalardan veya seçilen larvalardan ana arı yetiştirme olanağı vermektedir. Hücreler ana arıların çıkmasın yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntem boş bir gömeç güçlü bir koloninin kuluçkalığında merkezi bir yere yerleştirilir ve bu gömeçte kuluçka çalışmalarının başlaması sağlanır. Larvalar 1-1,5 günlük olunca kovandan alınır. Daha sonra bu gömeç ortada bir sıra bırakılarak bitişik iki sıranın ortasından keskin ve ılık bir bıçakla kesilmek suretiyle şeritlere bölünür. Petek şeritlerinin bir yüzeyi kazınır, bozulmamış yüzeydeki gözlerden sırayla ikisi imha edilerek birisi bırakılır. Bu şekilde hazırlanan şeritler eritilmiş mum ve reçine karışımı ile uçlardan tahta çubuklara yapıştırılır ve alttan 1/4' ü kesilerek alınmış çerçevelerin altına yerleştirilir. Larva içeren gözleri aşağı gelecek şekilde hazırlanan bu çerçeveler yüksük yaptırılacak güçlü kolonilere yerleştirilir ve ana arı yüksükleri yapımı sağlanır.
Metodun uygulanmasından sonraki aşama, şeritler halinde kesilen bu petek parçaların hücre kaidesi çıtalar üzerinde hücrelerin geliştirileceği yüzlerin aşağıya bakacağı konumda özel hazırlanmış ana arı üretim kovanında orjinal ana arı hücreleri geliştirilir. Bu metod istenilen yumurtalardan veya seçilen larvalardan ana arı yetiştirme olanağı vermektedir. Hücreler ana arıların çıkmasına yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntem boş bir gömeç güçlü bir koloninin kuluçkalığında merkezi bir yere yerleştirilir ve bu gömeçte kuluçka çalışmalarının başlaması sağlanır. Larvalar 1-1,5 günlük olunca kovandan alınır. Daha sonra bu gömeç ortada bir sıra bırakılarak bitişik iki sıranın ortasından keskin ve ılık bir bıçakla kesilmek suretiyle şeritlere bölünür. Petek şeritlerinin bir yüzeyi kazınır, bozulmamış yüzeydeki gözlerden sırayla ikisi imha edilerek birisi bırakılır. Bu şekilde hazırlanan şeritler eritilmiş mum ve reçine karışımı ile uçlardan tahta çubuklara yapıştırılır ve alttan 1/4' ü kesilerek alınmış çerçevelerin altına yerleştirilir. Larva içeren gözleri aşağı gelecek şekilde hazırlanan bu çerçeveler yüksük yaptırılacak güçlü kolonilere yerleştirilir ve ana arı yüksükleri yapımı sağlanır.

MİLLER METODU:
Bu metodta V şeklinde veya uç tarafı üçgen olacak şekilde kesilmiş temel peteler kullanılır. V veya ucu üçgen kesilmiş peteklerden dört parça bir çerçeveye yerleştirilir. Bu çerçeve damızlık kovandaki ana arının yuvarlandığı yere verilir. Şurup ile beslenen bu kovanda işçi arılar süratle bu petek parçalarını kabartarak ana arının yumurtlamasını sağlarlar. Yumurtlamayı takiben buradan alınarak özel hazırlanmış ana arı üretim kovanına konulan bu petekte çok uygun halde aynı yaşlı larvalardan ana arı yetiştirmek mümkün olur. Üretim kovanında peteğin kesilmiş V kenarları boyunca çok sayıda ana arı hücreleri geliştirilir. Bu hücreler ana arının çıkmasına yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntemde boş bir çerçeveye yaklaşık 5 cm. boyunda ucu üçgen şeklinde kesilmiş temel petek parçaları takılır ve güçlü bir kovanın merkezi bir yerine yerleştirilir. Bir kaç gün sonra petek parçalarında kuluçka çalışmaları başlayınca koloni ana aırısı alınır ve bu çerçeve üzerinde doğal ana arı yüksükleri yaptırılır.

HOPKİNS METODU:
Bu metod çok iyi kalitede ana arılar üretmek için kendi adıyla anılan bir metod geliştirmiştir. Miller metodunda olduğu gibi temel petek geçirilmiş olan çerçeve damızlık kovana verilir. Bu petekteki damızlık ana arının yumurtalarından oluşan larvalar uygun yaşa geldiğinde petek yerinden alınır. Peteğin seçilen yüzündeki her üç sıra larva içeren petek gözlerinden iki sıra larvaları ile birlikte çıkarılır. Bu çıkarma işlemi petek yüzünde yatay ve dikey her iki doğrultuda uygulanır. Sonra petek özel taşıyıcısıyla işlem görmüş yüzü aşağıya gelecek şekilde özel hazırlanmış üretim kovanına yerleştirilir. Arılar petek yüzünde bırakılan larva gözlerinin etrafını çıkarılan petek gözleri boyunca genişleterek ana arı hücrelerini inşa ederler.
Bu peteğin yerleştirileceği özel tutucu için sıradan ballıklarda veya özel ballık katında konulacağı yer hazırlanır. Bu yerin çevresi, cep gibi yalıtım materyali olarak açık yavrulu ve genç işçi arılı peteklerle çevrilerek korunmalıdır.

AŞILAMA (DOOLİTTLE) METODU:
Ana arı yetiştirmede kullanılan materyale göre aşılama veya doolittle metodu olarak evrensel isimler verilir. Bu metod hemen hemen bütün ticari ana arı yetiştiricileri tarafından kullanılır. Çünkü üretim sürecinin tüm aşamaları arıcı tarafından hazırlanmakta ve kontrol altında tutulabilmektedir. Gelişmeler tamamen arıcının insiyatifindedir. Bu metodla yapay olarak hazırlanan ana arı temel yüksükleri kullanılır.
BU yöntemde ana arı üretiminde istenilen düzeyde başarıya ulaşabilmek için aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekmektedir.
1.Seçilen damızlık koloniden 24 saatlik veya daha küçük larvalar bulunmaktadır.
2.Yapay ana arı gözleri hazırlanmalıdır.
3.Yapay ana arı gözlerine konulacak larvaların beslenmesinde kullanılacak yeterli miktarda arı sütü üretilebilmesi için yetiştirici koloniler yeterince güçlü olmalıdır.
4.Larvalar damızlık koloniden yetiştirme kolonilerine aktarılması sırasında zedelenmelerine özen gösterilmelidir.
5.Yetiştirici koloniler gelişme dönemi boyunca arı sütü üretebilmeleri için şurup veya kekle beslenmelidir.
6.Yetiştirici koloniler uygun sıcaklıkta olmalıdır.
7.Yetiştirici kolonilerden çiftleşme kovanlarına aktarmada zedelenmemelerine özen gösterilmelidir.
8.Çıkan ana arının bakımı için çiftleştirme kovanlarında yeterli işçi arı bulundurulmalıdır.
9.Çiftleştirme ana arılar sürekli kalacakları kovanlara verilinceye kadar uygun şartlarda saklanmalıdır.
10.Çiftleştirilen ana arılar sürekli kalacakları kovanlara verilinceye kadar uygun şartlarda saklanmalıdır.
Doolittle metodu zor olmakla beraber deneyim gerektirmektedir. Yapılacak işler çok iyi planlanmalı ve damızlık yetiştirme başlatıcı ve bitirme kovanları ana arı üretim sahasına geliştirilmelidir.Kaynak geocities.

17 02 2007

ARIOTU (Phacelia tanacetifolia Bentham)

Ülkemiz ekolojik koşulların uygun oluşu nedeniyle büyük bir tarımsal potansiyele sahiptir. Birçok yörede kışın boş kalan alanlarda kışlık ara ürün olarak, bazı yörelerde ise erken ilkbaharda ekilerek yazlık olarak yetiştirilebilecek tek yıllık bir bitki de Arı otu (Phacelia tanacetifolia Bentham)'dur. Arı otu, erken ilkbaharda bölge arıcılığı için gerekli polen ve nektar kaynağı sağlama bakımından son derece uygun bir bitkidir. Arı otu Hydropllaceae familyasından ve Phacelia cinsinden tek yıllık bir tür olup, dik olarak gelişmekte ve 60-100 cm kadar boylanmaktadır. Sapın üzeri dikenimsi tüylerle kaplıdır. Yapraklar sap üzerinde almaşıklı olarak dizilidir. Çiçek salkımları sapın daha üst boğumlarından çıkmaktadır. Bir çiçek salkımında çiçeklenme, salkımın alt kısmından başlamakta ve yaklaşık bir hafta sürmektedir. Çiçeklenme süresi bir bitki için 1 ay, bir tarla için ise 1,5-2 aydır. Bu derece geniş bir çiçeklenme seyri, hemen hemen çoğu tarla bitkisinde görülmemektedir. Çiçekleri genellikle mor renkli, bazen sarı- beyaz renklidir. Yapılan araştırmalar 1 m2 alanda 3500-4000 adet çiçek oluşturabileceğini göstermiştir. Arı otu balarılarının nektar ve polen kaynağı olarak dünyanın en üstün 20 bal bitkisi içerisinde yer almakta; ABD, Almanya, Rusya ve Yugoslavya gibi ülkelerde bal arılarının yararlanılması amacıyla yetiştirilmektedir. Arı otundan Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde Arı merası olarak yararlanılmaktadır.Kaynak herbalistatabay.

14 02 2007

BAL ARISI KOLONİSİ VE ARI ARKLARI

BAL ARISI KOLONİSİ VE ARI IRKLARI
A- Bal Arısı Kolonisi
Bal arıları, koloni adı verilen topluluklar halinde yaşayan sosyal böceklerdir. Koloni hayatında yardımlaşma ve iş bölüşümü esas olup kolonideki her bireyin kendine özgü görevleri vardır.
Kolonide bireyler arası iletişim, bireyler tarafından vücut dışına salgılanan ve diğer bireylere mesaj veren feromon adı verilen kimyasal maddeler vasıtasıyla gerçekleşir. Bir arı kolonisinde ana arı, işçi arı ve erkek arı olmak üzere üç farklı birey vardır. Ana arı ve işçi arılar dişi bireyler olup döllü yumurtalardan gelişirlerken erkek arılar dölsüz yumurtalardan gelişirler. Arı kolonilerinde kışın sadece dişi bireyler mevcut olup erkek arılar ilkbaharda yeni sezonla birlikte görülürler.
B- Koloni Bireyleri ve Görevleri
1. Ana Arı ve Görevleri
Normal koşullar altında her arı ailesinde sadece bir adet ana arı bulunur. Görevi, yumurtlayarak yeni nesillerin meydana gelmesini ve koloninin sürekliliğini sağlamaktır. Ana arının vücut yapısı ince ve uzun, rengi diğer bireylere göre daha açık ve parlaktır. Özellikle kolonide yavru yetiştirme aktivitesinin yüksek olduğu dönemlerde karın çok uzundur.
Ana arı, genellikle kendisini çevreleyen, temizliği ve beslenmesiyle ilgilenen bir grup işçi arı arasında görülür. Yaşamı süresince sadece çiftleşme amacıyla ya da koloninin oğul vermesi durumunda kovan dışına çıkar. Kendi kendine beslenemez. Beslenmesi, bakıcı işçi arıların ağzına arı sütü vermeleri şeklinde olur. Tek görevi yumurtlamaktır. Ana arı işçi arıya göre daha uzun ve daha az çentiği bulunan iğneye sahiptir. Bu nedenle iğnesini batırıp çıkararak defalarca kullanabilir. Ana arı, iğnesini rakip ana arılara karşı kullanır.
Ana arı; ana arı hücresi, ana arı memesi veya ana arı yüksüğü denilen özel bir göz içerisinde gelişir ve gelişme süresi 16 gündür. Hücreden çıktıktan sonra ortalama 1 hafta içinde güneşli, sıcak ve rüzgarsız bir günde ve öğleden sonra çiftleşme uçuşuna çıkarak havada erkek arılarla çiftleşir. Değişik nedenlerden dolayı yeterli sayıda erkek arıyla çiftleşemeyen ana arı daha sonraki günlerde 2-3 defa daha çiftleşme uçuşuna çıkabilir. Çiftleşmesini tamamlayan ana arı kovanına döner ve 2-3 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arı kovan içi ve kovan dışı şartlara ve kalitesine bağlı olarak günde ortalama 1.500-2.500 adet yumurta yumurtlayabilir.
Ana arı salgıladığı feromonla işçi arıları etrafına çeker, kolonide birliği ve düzeni sağlar. Feromon kokusunu algılayan işçi arılar kolonideki işleri düzenle yürütürler. Aynı zamanda bu feromonlar işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesini ve kolonide yeni bir ana arı yetiştirmelerini önler. Herhangi bir nedenle ana arısız kalan ve ana arı yetiştirme olanağı bulunmayan bir kolonide işçi arılardan bazılarının yumurtalıkları gelişerek yalancı ana arı meydana gelir. Yalancı ana arılar sadece dölsüz yumurta yumurtlayabileceklerinden koloni zamanla erkek arılarla dolar ve söner.
Ana arıların ortalama yaşam süreleri 3-5 yıl olmakla beraber 7 yıla kadar yaşayabilirler. Ancak artan yaş ile birlikte giderek daha az yumurtlarlar ve daha fazla oranda dölsüz yumurta bırakırlar. Bu nedenle teknik arıcılıkta genç, sağlıklı ve verimli ana arılarla çalışmak esas olduğundan kolonilerin ana arıları her 1-2 yılda bir değiştirilmelidir.
2. İşçi Arı ve Görevleri
İşçi arılar, döllenmiş yumurtalardan meydana gelirler. Koloninin gücüne ve mevsime bağlı olarak kolonideki işçi arı sayısı kış aylarında 10.000-20.000 arasında değişirken, ilkbaharda sayıları giderek artar ve yaz aylarında 60.000-80.000 adet olabilir. Kolonilerin gücü, sahip oldukları işçi arı varlığı ile belirlenir. Başta bal üretimi olmak üzere diğer tüm arı ürünleri üretimi, ekonomik olarak ancak güçlü kolonilerle yapılabilir. Güçlü bir koloni için, kolonide genç ve kaliteli bir ana arının bulunması zorunludur.
Normal koşullar altında yumurtlama hariç kolonideki bütün işler olağanüstü bir işbirliği içinde işçi arılar tarafından yapılır. İşçi arıların kolonideki başlıca görevleri; kovan temizliği, arı sütü ve balmumu salgılama, petek örme, yavru bakımı, kovanın havalandırılması, ana arının bakım ve beslenmesi, kovan bekçiliği, kovana nektar, polen, propolis, su taşıma ve balın olgunlaşmasını sağlama gibi görevlerdir.
Ömürleri kısa olan işçi arılar, ağır bir çalışma temposu ve yıpranma nedeniyle ilkbaharla sonbahar arasındaki dönemde 35-40 gün yaşarken, kışlayan işçi arılar daha uzun süre yaşarlar. Kuluçka süresini tamamlayıp petek gözünden çıkan işçi arıların görevi hemen başlar. Ancak farklı görevler farklı yaşlarda yapılır. İşçi arının yaşı, görevin yerine getirilmesinde belirleyici olan en önemli faktördür. Yaşa göre yapılan ve kovan içi hizmet olarak adlandırılan bu görevler aşağıdaki gibi sıralanabilir. İşçi arı;
· 0-3 günlük yaşta; kendisini ve yavru gözlerini temizler ve yavrulu gözler üzerinde dolaşarak kuluçka sahasında gerekli sıcaklığın oluşmasını sağlar.
· 3-6 günlük yaşta; petek gözlerinden aldığı çiçek tozu ve bal ile hazırladığı karışımla yaşlı larvaları besler.
· 5-15 günlük yaşta; arı sütü salgılayarak genç larvaları besler.
· 12-18 günlük yaşta; balmumu üretip petek örer ayrıca kovan temizliğiyle de uğraşır.
· 18-20 günlük yaşta; kovan uçuş deliğinde ve uçuş tahtası üzerinde nöbet tutarak kovan bekçiliği yapar.
İlk 20 gününü kovan içinde, kovan içi hizmetlerle tamamlayan ve 21 günlük olan işçi arılar artık kovan dışı hizmetler için hazırlardır. Ömürlerinin geri kalan kısmını kovan dışında ve arazide çalışarak kovana nektar, polen, propolis ve su taşırlar. Kovan dışı görevleri yapan bu arılara "tarlacı arılar" denir. Tarlacı arıların kovan dışı hizmetleri aşağıda sıralanmıştır.
a) Polen Toplama
Arılar beslenme ve özellikle yavru büyütmek için mutlaka polene ihtiyaç duyarlar. Polen protein, yağ, vitamin ve mineral madde kaynağıdır. Polen olmadan koloni kuluçka faaliyetini sürdüremez, işçi arılar arı sütü salgılayamaz.
İşçi arı, çiçekleri dolaştıktan sonra vücudu üzerindeki poleni orta bacağındaki tüyler vasıtasıyla arka bacaklarında bulunan polen sepetine aktararak kovana getirir ve petek gözüne bırakır. Kovan içi hizmeti gören genç işçi arılar bu poleni göz içerisine çene ve başı ile yerleştirir ve dili ile de nemlendirirler.
Bir polen yükü olan iki polen kümesini yapabilmek için 50-100 çiçeğin ziyaret edilmesi gerekir. Bir petek gözünün polenle dolması için 1500 yonca çiçeğinin ziyaret edilmesi lazımdır. Polen toplamak için günlük uçuş sayısı ortalama 6-8 olmasına rağmen bu sayı 45'e kadar çıkabilmektedir. İşçi arının arka bacağında taşıdığı bir polen kümesinin ağırlığı 12-25 mg arasında değişmektedir. Koloniye polen getiren arı, polen kaynağının yerini ve kovandan olan uzaklığını petek üzerinde "ARI DANSI" denilen özel bir dans yaparak diğer arılara tarif eder.
b) Nektar Toplama
Arıların bal yapmak üzere çiçeklerden topladıkları şekerli sıvıya nektar (bal özü) denir. Arı, bir çiçekte nektar olup olmadığını diliyle belirler. Ayrıca nektarın kokusunu da algılayarak nektar olup olmadığını anlar. Arı, nektarı bulduğu anda hızla kursağına (bal midesi) çeker, kursağını dolduruncaya kadar çiçekleri dolaşır. Arı, küçük çiçeklerden 1000-1500 çiçek ziyaret ederek kursağını doldururken bazen büyük çiçeklerden 100 ziyaretle kursağını doldurabilmektedir. Nektar taşıyan bir arının günlük sefer sayısı ortalama 8-10'dur. Bu sayı 24'e kadar çıkabilmektedir. Arının bir seferde taşıyabildiği nektar miktarı 30-50 mg'dır. Koloniye nektar getiren arı polen toplamada olduğu gibi petek üzerinde dans ederek nektar kaynağının yerini ve kovandan olan uzaklığını kendisini izleyen diğer arılara tarif eder. Getirdiği nektardan bir miktar kendisini izleyen arılara vererek taşıdığı nektarın şeker konsantrasyonu (yoğunluğu) hakkında bilgi verir. Arılar şeker konsantrasyonu yüksek olan nektarları tercih ederler.
Nektar taşıyan arı, kovan içerisine girdiği zaman nektarı kovan içinde görevli arı veya arılara aktarır, onlar da petek gözlerine yerleştirirler. Nektarın bala dönüşümü için hem fiziksel hem de kimyasal değişime ihtiyaç vardır. Fiziksel değişim su oranının azaltılması, kimyasal değişim ise nektarda bulunan sakkarozun enzimlerle glikoz ve früktoza indirgenmesidir.
c) Propolis Toplama
Propolis toplayan arılar, propolis kaynağını çenesi ile ısırır, ön bacakları yardımıyla koparır ve polen sepetine atarak kovana getirirler. Kovan içerisinde diğer arılar propolisi çekerek küçük parçalar halinde alıp istedikleri yerlere yapıştırırlar. Arılar propolisi, kovan çatlak ve patlaklarının kapatılmasında, kovanın dezenfekte edilmesinde ve kovana giren ve dışarı atılamayan herhangi bir canlının propolisle kapatılarak kokuşmasının önlenmesinde kullanırlar.
d) Su Taşıma
Yaşayan bütün organizmaların suya ihtiyaç duymaları gibi arılar da suya ihtiyaç duyarlar. Arılar suyu, yavru büyütmede, kovan içini serinletmede ve nemlendirmede kullanırlar. Suyu kovana taşıyan arılar, kovan içine geldiklerinde getirdikleri suyu diğer arılara aktarırlar. Sadece bir arıya aktarabileceği gibi 18 arıya kadar dağıttığı da görülmüştür. Su kaynağının yeri, su taşıyan işçi arılarca nasanof feromonu ile işaretlenip diğer arılar tarafından daha kolay bulunması sağlanır.
Su, sıcak ve kurak havalarda polen ve nektar gibi depolanmaktadır. Su depolama işi peteğin üst kısmına, bal mumu ile yapılan küçük bölmelere olur. Su taşıyan arılar 1 günde ortalama olarak 50 sefer yaparlar. Kovana taşınan su miktarı ortalama 25 mg olup 50 mg'a kadar çıkabilir. Dolayısıyla bir arı bir günde 1250 mg su taşıyabilir. Böylece kovana 1 litre suyun taşınabilmesi için 800 arının gün boyunca su taşıması gerekir.
3. Erkek Arı ve Görevleri
Döllenmemiş yumurtalardan gelişen erkek arılar koloninin iri ve tombul bireyleridir. Çevre koşullarına ve koloninin gücüne bağlı olarak kolonilerde Nisan-Mayıs aylarından itibaren erkek arıları görmek mümkündür. En çok oğul mevsiminde görülen erkek arıların boyu, ana arının boyu kadar uzun değildir, fakat işçi arılardan ve ana arıdan daha geniş ve iridir. Erkek arılar çok kısa bir dile sahiptir. Bu nedenle çiçeklerden nektar alamazlar ve iğneleri olmadığı için kendilerini de koruyamazlar.
Kolonideki erkek arı miktarı, sezona ve kolonideki koşullara bağlı olup oğul mevsiminde 500-2.000 arasındadır. Koloniler, ilkbahar ve yaz başlarında erkek arı yetiştirmeye başlarlar. Geç sonbaharda ve kış aylarında normal koşullarda kolonilerde erkek arı bulunmaz. Son derece obur olan erkek arıların başlıca görevi çiftleşme uçuşuna çıkan genç ana arılarla çiftleşmektir. Erkek arı, genç ve çiftleşmemiş ana arıyı havada yakalar ve onunla çiftleşir. Ana arıyla çiftleşen erkek arı çiftleşme organını kaybeder ve ölür. Ortalama yaşam süresi 55-60 gündür.
İşçi arılar, ergin erkek arıları koloniden atmak veya erkek arı yumurta ve larvalarını tahrip etmek suretiyle kovandaki erkek arı sayısını düzenlerler. Erkek arı yumurtalarının ancak % 50-56'sının ergin arı olarak gelişmesine fırsat verilir.
Erkek arılar, genellikle 5-7 günlük olunca uçarlar. Erkek arılarda en yoğun uçuş aktivitesi günün en ılık saatleri olan saat 14-16 arasında olup genellikle sıcaklık 18-20oC'in üzerine çıkmadıkça uçmazlar. Uçuş amacı; çevreyi tanıma, dışkılama veya çiftleşme olabilir. Günde ortalama uçuş sayısı 2-4 olup bu sayı 17'ye kadar çıkabilir. Uçuşa çıkmadıkları zamanlarda kovanda ballı çerçeveler üzerinde dururlar ve beslenirler. Yaz sonu veya sonbahar dönemlerinde işçi arılarca zorla kovandan dışarı atılarak ölüme terk edilirler.
C- Arı Irkları
Arı ırkları; büyüklük, renk, dil uzunluğu, vücudun kıl örtüsü, balmumu bezlerinin şekil ve büyüklüğü, kanat damar yapısı ve kanat büyüklüğü gibi morfolojik özelliklerle birbirlerinden ayrılırlar. Bu güne kadar yapılan taksonomik çalışmalarda dünyada 24 arı ırkı kesin olarak tanımlanmıştır. Bunlardan ancak bazıları ekonomik öneme sahip olup ekolojik şartların elverdiği her yerde yetiştirilirler. Ekonomik değer taşıyan arı ırkları içinde İtalyan, Kafkas ve Karniyol ilk sıralarda yer alırlar.
1. İtalyan Irkı
İtalyan arısı (Apis mellifera ligustica) olarak da adlandırılan bu ırk, ılıman iklim kuşaklarında yetiştirilir. İnce karın ve nispeten uzun bir dile sahiptir. Bu ırkta kıllar sarı renkte olup bu durum erkek arılarda daha belirgindir.
İtalyan ırkı arılar sakin yaradılışlıdırlar. Çoğalma kabiliyetleri fazladır. Yavru büyütme yeteneği fazla olup erken ilkbaharda kuvvetli koloni oluştururlar. Bol nektar toplayarak çok bal yaparlar. Oğul verme meyilleri zayıftır. Obur oldukları için kış mevsiminde fazla bal tüketirler. Kısmen uzun dilleri sayesinde yonca çiçeklerinden kolaylıkla yararlanırlar. Üstün petek örme özelliği İtalyan arısını, arılar arasında en iyi petek ve petekli bal üreten arı haline getirmiştir. Bu olumlu özelliklerine karşın yön tayin etme duyguları zayıftır ve yağmacılığa eğilimlidirler.
2. Karniyol Irkı
Karniyol arısı (Apis mellifera carnica), ince yapılı ve uzun dillidir. Kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptirler. Gri arılar da denilen Karniyol arısının kitini çok koyu renktedir ve genellikle 2. ve 3. halkalar üzerinde kahverengi noktalar, bazen de kahverengi çizgiler vardır.
En sakin ve uysal arı ırkıdır. Yavru üretme kabiliyetleri çok iyidir. Küçük aileler halinde kışladıklarından yiyecek tüketimleri azdır. Polen miktarı yeterli olduğu sürece yavru büyütme uzun süre devam eder. Sonbaharda ailenin nüfusu süratle azalır. Çok sert iklim şartlarında bile kışlama yetenekleri iyidir. Oğul verme eğilimleri yüksektir. Yön tayin etme ve kovanlarını bulma duyguları kuvvetlidir. Yağmacılığa karşı meyilli değildirler. Çok az propolis kullanırlar ve bu yüzden yavru hastalıklarına karşı çok hassastırlar. Çevre şartları değişikliklerine uyma kabiliyetleri yüksektir.
3. Kafkas Irkı
Kafkas arısı (Apis mellifera caucasica) biçim, büyüklük ve kıl örtüsü bakımından karniyol arısına benzer. Kitin rengi koyudur fakat birinci karın halkası üzerinde kahverengi noktalar görülür. Kafkas ırkı, bilinen arı ırkları içinde en uzun dile sahip olan ırktır.
Uysallıkları ve petek üzerindeki sakinlikleri bu ırkın en tipik özellikleridir. Yavru verimleri yüksektir ve kuvvetli aileler meydana getirirler. Fakat en kuvvetli oldukları devre yaz ortasıdır. Oğul verme meyilleri zayıftır. Propolisi çok kullanırlar. Nosema hastalığına karşı hassasiyetleri dolayısıyla kuzey bölgelerinde kışlama durumları pek iyi değildir. Yağmacılığa meyillidirler. Bal verimleri yüksektir.
4. Yerli Irklar
Anadolu arısı (Apis mellifera anatoliaca) olarak da isimlendirilen bu ırk, Anadolu'nun büyük kısmında yayılış göstermektedir. 1953 yılında ırk düzeyinde sınıflandırılmıştır. Anadolu arısı, İngiltere ve ABD'ne götürülerek bu ülkelerdeki ıslah çalışmalarında kullanılmıştır. Ege formu gibi değişik alt türlerinin olabileceği bildirilmektedir. Anadolu arısı esmer ve küçük yapılı arılardır. Olumsuz kış şartlarına çok dayanıklı olup yavru ve bal üretim kabiliyetleri yüksektir.

ANA ARININ ÖNEMİ VE DAMIZLIKLARIN SEÇİMİ

Ana Arının Önemi
Arı ömrünün çok kısa oluşu, doğadaki kaynakların zamanında ve en iyi şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Polen kaynaklarının bol olduğu ilkbahar aylarında koloni gelişmesini tamamlayabilmeli, nektar akış döneminde de yeterli bal toplayabilmelidir. Verimli ve kazançlı bir arıcılık için oluşması gereken bu şartlar direkt olarak koloninin sahip olduğu ana arının genetik ve fiziksel özelliklerine bağlıdır.

Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması
Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış ya da izole çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır. Arıcı şartlarında damızlık koloni temin edilemediği taktirde en basit olarak; ilkbahar gelişme hızı yüksek, önceki yıllarda en çok balı üreten, oğul vermeyen, hiçbir zaman hastalığa yakalanmamış, sakin ve uysal mizaçlı koloniler damızlık olarak kullanılabilir. Damızlık kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabarmış petek verilerek aşılamanın yapılacağı gün istenen yaşta larva bulunması sağlanır.

ARICILIĞIN AİLE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Arıcılığın Aile Ekonomisindeki Yeri
Arıcılık diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapılabilen ve kısa sürede kazanç sağlayan bir faaliyettir. Arıcılık yapmak için kapalı bir alan yapımına veya arazi satın alınmasına gerek yoktur. İyi planlandığı veya diğer arıcılarla işbirliği yapıldığı takdirde ikinci bir meslek olarak boş zamanlarda bile yapılabilir. Ayrıca, aile fertlerinden herhangi birisinin kolaylıkla yapabileceği bir faaliyettir. Bu yönüyle, aile ekonomisi için asıl veya yan gelir kaynağı olabilir. Özellikle kırsal kesimde aile bütçesine önemli katkılar sağlar.

ARICILIĞIN BİTKİSEL ÜRETİMDEKİ YERİ

Arıcılığın Bitkisel Üretimdeki Yeri
Yukarıda da bahsedildiği üzere, bitkilerin tohum ve meyve üretebilmeleri için çiçeklerin yeterli miktarda tozlaşmaları gerekmektedir. Bal arıları, özellikle açık alanlarda tozlaşmayı (polinasyon) en iyi yapan böceklerdir. Bal arılarının değişik evrim aşamalarından geçerek nektar ve polenle beslenme sistemine geçmeleri ve bu amaca uygun organlarının oluşumu bitkilerin tozlaşma ihtiyaçlarının karşılanması ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle vücut yapıları ve beslenme tarzları gereği çok iyi tozlayıcı olan arılar, nektar salgılamaları ile çiçekler tarafından cezbedilirler. Nektar ve polenin arılar tarafından toplanması sırasında da tozlaşırlar. Bitkilerin tozlaşma ihtiyaçlarını, tozlaşmada bal arılarının önemini ve bu yolla sağlanacak ürün artışını iyi bilen dış ülkelerdeki üreticiler bitkilerin çiçeklenme dönemlerinde arı kolonisi kiralayarak daha fazla ve daha kaliteli ürün elde ederler. Bu konu maalesef ülkemizde yeterince bilinmemekte ve büyük miktarlarda ürün kayıpları meydana gelmektedir.

Arılarla sağlanan tozlaşmadan; başta badem, elma, kiraz, şeftali, armut, kayısı, erik ve çilek gibi meyve türleri; pamuk, ayçiçeği ve anason gibi tarla bitkileri; kavun ve karpuz gibi bahçe bitkileri; fiğ, üçgül, yonca ve korunga gibi yem bitkileri olmak üzere hemen hemen tüm bitki türleri fayda sağlar. Bunun yanında, bazı bitki türlerinin tozlaşması sadece arılar aracılığı ile gerçekleşir ve bitkinin sürekliliği arıların varlığına bağlıdır.

Bitkisel üretimde bulunan üreticiler; bitkilerin tozlaşma istekleri, bitkiye has tozlayıcılar, tozlaşma etkinliğinin artırılması ve bu amaçla bal arılarının kullanılması konularında bir uzmanın görüş ve önerilerini alarak üretim miktarlarını ve ürün kalitesini artırabilirler.

ARICILIĞIN TARİHÇESİ VE GELİŞMESİ

1. Arıcılığın Tarihçesi
Arıcılığın tarihçesi insanların mağara hayatı yaşadığı on binlerce yıl öncesine kadar gitmektedir. M.Ö. 7000 yıllarına ait mağaralara çizilen resimler, çok eski tarihlere ait arı fosilleri ve benzeri tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır. İlk insanlar doğal olarak ağaç kovukları ve kaya oyuklarına yuvalanan oğulları öldürerek ballarından yararlanmışlardır.

Tarihi gelişim içinde taş devrinden itibaren; önce mantar ve ağaç kütükleri sonra da toprak ve kilden yapılmış kaplar kovan olarak kullanılmış ve zamanla bugün kullanılan kovanlar geliştirilmiştir. Gerçek arıcılık, insanların ağaç kovukları içinde yuvalanan arıları öldürmeden bir miktar bal almaları ve bir miktar balı da arılara bırakmaları ile başlamıştır. Arıların gen merkezlerinin Orta-Doğu ülkeleri olduğundan arıcılığın ortaya çıkması bu ülkelerde olmuştur. Bununla birlikte M.Ö. 1300 yıllarına ait olduğu sanılan ve Hititler devrinden kalma Boğazköy'deki taş yazıtlarda arılardan bahsedilmesi arıcılığın Anadolu'da da çok eski tarihlere dayandığını göstermektedir.

2. Arıcılığın Gelişmesi
Son birkaç yüzyıl öncesine kadar çok uzun bir süre ilkel olarak yapılan arıcılık, bir çok bilimsel buluş ve gelişmelerin ışığında günümüz arıcılığına kadar gelişme süreci yaşamıştır. Günümüz arıcılığına gelinmesinde; 1787 yılında ana arının havada çiftleştiğinin tespiti, 1845 yılında arı üreme biyolojisinin izahı, 1851 yılında çerçeveli fenni kovanın keşfi, 1857 yılında kılavuz petek kalıplarının bulunuşu, 1865 yılında bal süzme makinesinin icadı, 1882 yılında larva transfer yöntemiyle ana arı yetiştirme tekniğinin keşfi ve 1926 yılında ana arılarda yapay döllemenin bulunuşu gibi icatlar katkıda bulunmuştur.

3. Teknik Arıcılık
Teknik arıcılık, bir amaç doğrultusunda "Arıları Kullanabilme ve Yönetebilme Sanatı" olarak adlandırılabilir. Teknik arıcılık için bilgi ve tecrübeye ihtiyaç vardır. Aksi halde, bilgi ve tecrübe olmadan teknik arıcılık hatta sıradan bir arıcılık bile yapmak mümkün değildir. Arıcılığa başlamadan önce arı ailesi (koloni), aile bireyleri ve koloninin yaşam düzeni ile arıcılığı ilgilendiren diğer konularda bilgi sahibi olunmalıdır.

Bilgi ve tecrübeden yoksun yapılacak arıcılık ekonomik kazanç bir yana, başarısızlıkla sonuçlanır. Arıcılığa başlarken, arıcılık yapılacak bölge iyi seçilmeli, bölgenin bitki örtüsü ve iklimi arıcılık için uygun olmalıdır.
Kaynak www.tarim.gov.tr

06 02 2007

MEGA ŞEHRE MEGA BAŞKAN

04 02 2007

KIŞMI İLKBAHARMI

İlkbaharmı desem kışmı desem her iki sininde ortak adı varmı acaba?
Çağla çiçeğinin üstüne kar yağdığını yeni gördüm arılarda şaşırdı polenmi toplasınlar salkımmı yapsınlar ALLAH sonumuzu hayırlı eder İNŞALLAH

AH BİR ÇOCUK OLSAYDIK

Bunlarda benim küçük arılar
Arılar içerde iken rahat oynasınlar.

24 01 2007

GEBZE SEMİNERDEN GÖRÜNTÜLER
















22 01 2007

GEBZE BAL ÜRETİCİLER BİRLİĞİNE TEŞEKKÜRLER

Gebze bal üreticiler birliğine ne kadar teşekkür etsek azdır Sn. Kadir GÜRKAN ve Ali TÜRK ve de tüm çalışma arkadaşlarına sonsuz teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Sanal âlemden yüzlerini görmediğim arı sevdalıları ile yüz yüze görüşme fırsatı verdiler vesile oldular. Gelişimizden gidişimize kadar her şeyimizle ilgilendiler. Ben şahsım adına çok memnun oldum. Tanıştığım tüm arı sevdalıları sıcakkanlı tertemiz insanlar. Seminerde bilgilerinden yararlandığımız Sn. Yalçın SEZER hocamız ve uzman arıcı Sn. Halil BİLEN e de verdikleri bilgilerden dolayı teşekkürler.
Kadir Başkanım yollarınız açık ürünleriniz bol olur İNŞALLAH saygılar.

14 01 2007

Doğu kış batı yaz gibi


Bugün 14 Ocak 07 arılar sanki ilkbaharda doğu kış batı ise yazdan kalma havaların içinde bir sepete bakayım dedim. Sepette uyuşukluk diye bir şey yok hatta azda olsa polen geliyor görüntüler dede anlaşılacağı gibi çok hareket var. Bir tane sandığa baktım çok az kapalı yavru birde günlük yumurta gördüm. Havalar böyle giderse iyi karlı olursa ALLAH sonumuzu hayırlı eder inşallah.

08 01 2007

SEHPA

Sehpa bilindiği gibi kovanların rutubet ve zararlılardan korumak için kullanılır ahşap ve metal olmak üzere iki çeşit ahşap zamanla ısıdan ve yağmurlardan etkilenebilir metal ise boyası bakımı yapıldığı sürece sağlamlığını korur. Hurdacıdan alınan 3/4 borulardan istenilen ölçülerde yapılabilinir üç sandıklık veya iki sandıklık olarak tabi,ki farklı ölçülerde,de yapılabilinir resimlerde görüleceği gibi yapımı için hurdacıdan boru kaynak makinesi birde spral taş birde biraz anlamak.Profesyonel olmasa,da amatör olarak yapılabilinir Yapımı çok basit nakliye taşıma sorunu,da olmaz iç içe geçtiği için yerde kaplamaz maliyeti ahşapla aynı gibi otların kolay temizlenebildiği altlarının görülebildiği hava akımının rahat dolaştığı vs yararları var.

04 01 2007

Bal neden besleyicidir

Bal,vitaminler,enzimler,mineraller,aminoasitler ve vücut için gerekli,yaşamsal değerde diğer pek çok elementi içerir.Bu,balı,şekerli ürünlerden ayıran en belirgin özelliktir.Arılar,1 gram bal için 4000 den fazla çiçeğin nektarını toplarlar.Bal,binlerce çiçeğin,bitkinin besleyici değerlerini ve şifasını taşır.Kişinin beslenme ve enerji ihtiyacına büyük ölçüde katkı sağlar.100 gram balda,yaklaşık 325 kalori vardır.Öte yandan bal,antioksidan ve antibakteriyel özelliğiyle,VÜCUDUN DİRENCİNİ güçlendirir.Sağlığı korumaya yardımcı olur.

Besleme







Orta kıştayız ama arılar keke devam ilkbaharda canlı görmek istiyorsak katı yiyecek vermek zorundayız.Arılar bize lazım bilindiği gibi kaşıkla verip teneke ile alıyoruz.



Kovan yüksekliği

Kovanların yerden yüksek olması iyi rutubet bilindiği gibi arıların yaşam şartlarını etkileyen hatta kovanların sönmesine sebep olur. Dışarıdan gelen karıncalar içinde yükseklik iyi bildiğim kadarı ile ayaklara kahve konunca karıncalar kovana gelmiyormuş kahve kokusunu sevmiyorlarmış.Kirpi vs hayvanlarda kovan delikleri yüksek olduğu için erişemez kısaca kovanların yerden yüksekte olması her açıdan iyi.

29 12 2006

Kırklareli ve ilçeleri ballı bitki mera dağılımı

Bölgemizde ilkbahar ve ballı bitkileri haritası gerçi bizim bölgede ballı bitkiler az gözüküyor ama yinede bereket versin kovan başına bir teneke alınıyor aşağı yukarı gezdirenler birde püren balı alıyor yanında ığlamurda var kısacası ayçiçeği ıhlamur püren azda olsa akasya ve diğerleri.

26 12 2006

TEL GERME PENSESİ

blog ustam HALİL BİLEN ustamın resimlerinde gördüğüm çıta teli germe pensesi ondan esinlenerek yaptım %100 yerli test ettim tel çektim insanın elleri acımıyor umarım herkesin işine yarar yapımı çok kolay resmi inceleyen herkes yapabilir.
ustamın adresi http://www.halilbilen.blogspot.com/

25 12 2006

yalçın hocam

Arı uzmanı yalçın hocam ellerine yakışıyor aslında bana göre profesör http://www.teknikaricilik.blogspot.com/

şaşırtıcı ama gerçek

suni değil gerçek doğal dedikleri bu olsa gerek kovanda durmuyorlar beğendikleri yere bakın.

Başladık Arıeviyle..

Şenol abi bu da hediyemiz olsun Türk arıcılığına ..

Her türlü eleştirilere açığız

Buyrun yazabilirsiniz